Zenofobi ve Türkiye
Yazan Ahmet İhsan   
Pazartesi, 15 Eylül 2008
Türk milli takımının Ermenistan’la yaptığı futbol müsabakasına Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ü davet etmesi ve Gül’ün de “davete icabet sünnettir” kabilinden Erivan’a giderek milli maçı Sarkisyan’la birlikte seyretmesi zenofobik ruh haline bürünmüş ulusalcı ve milliyetçi bünyeler tarafından “tepki”yle karşılandı hatırlarsınız. Türkiye’de “yabancı düşmanlığı” üzerine ayrıntılı olarak düşünmeye, okumalar yapmaya o zaman başladım.

Dün de Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Babahan  bir Yahudi’ye sırf Yahudi olduğu için bizzat devlet tarafından yapılmış olan baskıları köşesine taşıdı. Bu ve benzeri uygulamalardan yola çıkılarak Türkiye’de zenofobinin nasıl bir toplumsal iklimde ortaya çıktığı, daha doğrusu zenofobinin Türk insanına nasıl yerleştirilmeye çalışıldığı üzerine biraz araştırma yapılırsa bugünkü “dört tarafı düşmanla çevrili, içten ve dıştan kuşatılmış Türkiye” tehditleri, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yok” edebiyatları ve “madem ermenisin...” şeklinde başlayan aşağılık propagandalar daha rahat anlaşılır zannediyorum.
***
Fransız Aydınlanması ve devrim öncesi (Ancient regime)  “ulusçuluk”, “unsuriyetçilik” gibi akımlar çok uluslu monarşilerin istikballeri adına kaygı duymaları neticesi pek revaç görmeyen akımlardı. Hatta aynı kaygı, devrim sonrası, Avrupa’daki büyük monarşilerin (Rusya, Prusya, Avusturya, daha sonra ise İngiltere ve Fransa da katılıyor) devrimin getirdiği “bağımsızlık, özgürlük, ulusçuluk” düşüncelerine karşı Kutsal İttifak’ı kurmalarına neden olmuştur.

Osmanlı da bir “çok uluslu imparatorluk” olmasına rağmen hanedanın azınlık uluslara hoşgörüyle yaklaşması, bunun yanında toplumsal tabakalaşmanın dinler üzerinden yapılışı (müslim-gayrımüslim) zenofobi virüsünün topluma yayılmasını engelleyebilmiştir. Ancak Fransız Aydınlanması’nın dinlerin yerine tek tipleştirilmiş, jakoben pozitivizmi, rasyonalizmi ve bu tektipleşmiş aklın neticesi olan “ulus düşüncesi”ni ortaya koyması; akabinde devrimin monarşilerde yarattığı travma, azınlık unsurları harekete geçmek için teşvik edici unsurlar olmuştur. Herhangi bir imparatorlukta “azınlık” olarak yaşayan milletlerin birer birer bağımsızlığını kazanma arzusu sonucu bağımsızlık mücadelesinin getirmiş olduğu büyük acının ve maddi-manevi kayıpların sorumluluğu o imparatorluğun kurucu unsuru olan millet tarafından bağımsızlıklarını canları pahasına kazanan azınlıklara yüklenmiştir. “Yaşanan acıların sorumlusu onlardır” düşüncesi giderek eskiden kapı komşusu olan azınlığa karşı bir nefret ve öfkeyi beraberinde getirmiş, “azınlık düşmanlığı”nı “yabancı düşmanlığı”na çevirmiştir.

Osmanlı toplumunun (19. yüzyıl itibariyle devletin değil, Müslüman halkın) azınlığa olan hoşgörüsü ise en azından Anadolu’da azınlık unsurları bir arada tutabilmiş, Yunanlılara karşı sürdürülen kurtuluş mücadelesinde Anadolu’da yaşayan Türk-Kürt-Çerkes-Laz-Gürcü-Arap unsurlar omuz omuza savaşmışlardır.

Yukarıda Türkiye’de zenofobinin Avrupa’dakinin aksine toplumun tepkisi olarak değil de pek çok konuda olduğu gibi tepeden Türk insanına yerleştirilmek suretiyle vücut bulduğunu iddia etmiştim. Osmanlı’nın son döneminde bu işlevi İttihat-Terakki cemiyeti ve Pantürkizm-Türkçülük-Turancılık özlemi güden aydınlar üstlenmiştir. Onlara göre Osmanlı’nın içine düştüğü buhran, Devrim’den etkilenen azınlıkların bağımsızlık çabalarından kaynaklanıyordu. Buhrandan kurtulmanın da yegane çaresi Osta Asya’da bulunan Türklere ulaşmak ve Türk ırkına mensup Moğollar, Macarlar gibi milletlerle siyasal birlik kurmaktı. (Yeri gelmişken belirteyim; bir Moğol, bir Macar, bir Bulgar, yahut bir Finli görüp “siz Türksünüz aslında” derseniz sopayla kovalarlar)

Ziya Gökalp, Yusuf Akçura gibi faşist yazarları bir kenara bırakalım; o dönemde yazılmış olan birçok eserde de içten içe yabancılara karşı bir kin güdüldüğü ortada. Murat Belge’nin Türkiye’nin Halleri kitabını okuyorum bu sıralar. Belge, kitabın ilk bölümünde o dönemlerden Türk insanının zenofobikleşmesine zemin hazırlayabilecek pek çok örnek veriyor. Yazarları pas geçerek birkaçını belirtmekte yarar görüyorum. Rumlarla ilgili kısım: “Bu kişiler ırklarından gelen ikiyüzlülük, sırnaşıklık, çıkarcılıkla her türlü entrikanın içinde olurlar. Konak ve yalılara alınan Rum kızlarının hizmetçilik yanında hanenin erkeklerini baştan çıkarmak gibi ikinci bir işlevi daha vardır.” Bir başka paragraf: “Ermeni, Yahudi ve Rum tebaa... ticari ve mali işleri ellerinde bulundururken, kadınları da randevuevlerinde sermaye ya da patron, konaklarda ise hizmetçi ve mürebbiye sıfatıyla erkek ve kadınları baştan çıkararak geleneksel Türk ailesini ahlaki bakımdan çökertirler” Araplarla ilgili kısım daha vahim: “bu muhitin insanları ilkel, pis, çirkin, kansız kelimeleriyle vasıflandırılır.” Devam edelim: “Araplar para için herşeyi yapan, satın alınması kolay, milliyet duygusu gelişmemiş, asalak, eğlence düşkünü, tembel bir toplumdur.” (Murat Belge, Türkiye’nin Halleri, s. 34-35)

Görüldüğü üzere o dönemde yazılan romanlarda dahi işlenmeye çalışılan yapılan genellemelerle, roman karakterlerinin milliyetlerine yapılan atıflarla bütünen bir toplumu hedef almaktadır.

Yerleştirilmeye çalışılan düşmanlık Türkiye Cumhuriyeti’nde de aynı İttihatçı zihniyetle devam etmektedir. Fakat bu kez kılıf değişmiş, İttihatçılığın yerini Kemalizm almıştır. Edebi alanda yapılan çalışmalara ilişkin örneklere Murat Belge, kitabının ilk bölümünde defaatle değinmiş. Birebir kopyalama gerekmeksizin içeriklerinde aynen Cumhuriyet öncesi Türk edebiyatı gibi her ırkın “ırkına mahsus” kötü özelliklerinden, Türklerin ise “azmini ve iradesini kanından alan; tarihin şan ve şerefi öğrendiği” bir millet olduğundan dem vurulduğunu söyleyebiliriz. “Herkes kötü, biz iyiyiz” teması yani. Bu “iyilik ve kötülük” ise sadece bizim faşist yazarlar tarafından biliniyor.

Siyasi alanda topluma şekil vermeyi esas alan düzenlemeler ise TC tarihinin Kemalist iktidar döneminde had safhaya ulaşıyor. Köklü bir geçmişe sahip Kürtler “dağda gezen Türk” olarak gösteriliyor, azınlıkların anadilleri yasaklanıyor, güneş-dil teorisi, Hitit Türkleri gibi bilim dışı bir sürü saçmalık ortaya atılıyor, yavrukurt şenlikleri, gençlik gösterileri (Türk’ün gücünün gösterilmesi de denilebilir) yapılıp düşman çatlatılıyor, Varlık vergileriyle azınlıklara olmadık işkenceler, etnik temizlikler yapılıyordu.

Özellikle Halkevleri ve Köy Enstitüleri gibi sözde eğitim kurumlarıyla 10 yılda yaratılan 15 milyon gence “yabancı düşmanlığı” pompalanmış, bu “düşman” propagandasının etkileri halen üzerimizden silinememiştir.
    
Bugün komşumuz olan bir ülkeyle yaptığımız futbol müsabakasında bile, yine bizi şaşırtmayacağına dair bahislere tutuştuğumuz malum kesimin mantığa son derece uzak düşünceleri dışa vuruyorsa uzun bir geçmişe dayanan bu propagandanın etkilerinin üzerimizden silindiğini söylemek de pek mümkün değil.

NOT: Türk edebiyatında bu tür zenofobik propagandalardan örnekler için;
-Resimli Tarih Mecmuası, 33. Sayı
-Namık Kemal, İntibah
-Hayat Tarih, Mayıs 1974
-Kemalettin Şükrü, Mütareke Acıları
-Osman Gündüz, Meşrutiyet Romanında Yapı ve Tema


Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Digg! Reddit! Del.icio.us! JoomlaVote! Google! Live! Facebook! Slashdot! Netscape! Technorati! StumbleUpon! MySpace! Spurl! Wists! Simpy! Newsvine! Blinklist! Furl! Fark! Blogmarks! Yahoo! Smarking! Netvouz! Mister-Wong! RawSugar! Ma.gnolia! Squidoo! FeedMeLinks! BlinkBits! Tailrank! linkaGoGo! Cannotea! Diigo! Faves! Ask! DZone! Swik! ShoutWire! MyLinkVault! BlogRolling!
Trekbek(0)
feed17 Yorumlar
sahinkurt
Eylül 16, 2008
88.252.15.65
Oylama: +1

iyi güzel yazmışsın da,eksik var.türklerin ulusçuluk akımına kapılmasına salt ziya gökalp gibi yazarlara,ve de ittihatçılara bağlamışsın.93 harbinden,balkan savaşlarından bahsetmeni beklerdim.türkler,balkanlardan nasıl kovuldu anlatman gerekirdi.tamamen savunmasız kalmış,bulduğu vasıtaya atlayıp canını kurtarma derdinde olan milyonlarca insan,peşlerinde bulgar,rum,sırp çeteler,yakaladıklarını öldürüyolar,soyuyolar,tecavüz ediyolar.bunların elinden kurtulup anavatan a gelebilenlerin,onların çocuklarının nasıl bir ruh halinde olmasını beklersiniz?tabii ki milliyetçi olacaklar,vatansever olacaklar,ellerindeki son toprağa,sığınabilecekleri tek yere iyi sahip çıkacaklar ve bunu yaparken şüpheci,hatta paranoyak olmaları dahi doğaldır.
herkesin ulusçuluğuna bu kadar hoşgörülü yaklaşırken,en son ulusçu olan,ki bunda da haklı sebepleri olan,kendi milletimize niye bu kadar hoşgörüsüz davranıyoruz?

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Ahmet İhsan
Eylül 16, 2008
85.98.28.135
Oylama: +0

elbette yabancı düşmanlığı ortada hiçbir şey yokken sırf birileri tarafından aşağılanmak suretiyle ortaya çıkabilecek bir şey değildir. ortada bazı somut gerçeklerin bulunması gereklidir. yazıda da zaten avrupa'da zenofobinin oluşmasının altında yatan bu sosyolojik gerçeğin hakkını vermiş, türkiye'de bundan biraz daha farklı gelişmiştir dedim. türkiye'de (yani anadoluda) halkın olabildiğince büyük olan hoşgörüsü zaten hem azınlıkları bağımsızlık mücadelesine itmemiş, hem de bu mücadele neticelendikten sonra uzun soluklu bir kin gütme olmamıştır. yunanlar bağımsızlık kazanınca istanbul'daki rumlar kendileri hiç istememelerine rağmen zorla yunanistan'a gönderilmemiş midir? hala bugün yunanistan'da yaşayan binlerce türk ile türkiye'de yaşayan binlerce yunanlı defalarca kendilerinin yöre halkıyla hiçbir problemleri olmadığını söyleyip dururlar. (umarım erkan yılmaz arkadaş konuyla ilgili bilgisinin yüksek olmasından dolayı bu konuda bir açıklama yapar) işte bu da bize gösteriyor ki türk insanı yabancı düşmanı değildir, adeta oldurulmak için çabalanmıştır. sanırım anlatmak istediğimi şimdi daha iyi anlattım.

ancak bu "onlar bağımsızlıklarını kazanırken şöyle böyle kalleşlik yaptılar" gibi iddialarda bulunmak hem gerçekler tam olarak bilinmediğinden bizi kesin sonuçlara ulaştırmaz, hem de karşı tarafı sadece kendi açınızdan yargılamış olursunuz. bir defa şöyle bir tartışma yapmak gerekir: "her millet kendi kaderini tayin etmekte özgür müdür, yoksa 'üstün' milletler vardır, diğerleri onların boyunduruğu altında mı yaşamalıdır?" bu faşist olmayan hemen herkesin "yok canım her millet eşittir, herkes kendi kaderini tayin edebilir" diyebileceği bir cevap sanırım. ancak hükmeden türk olunca "niye isyan ediyorlar", abd olunca "abd niye bu kadar devlete hükmediyor" şeklinde cevaplar veren de kendine emperyalist bir konuma düşüyor bana kalırsa.

karşı tarafı kendi açınızdan yargılamaktan kastım da bu işte. siz hükmedensiniz, hükmedileni "hükmedilmesi gereken" olarak görüyorsunuz ki "niye isyan ediyorlar" diyorsunuz.

belki de olayı farklı boyutlarda incelemek lazım. ama "millet" veya "ulus" gibi bir kategorizasyonla bakıyorsak dünyaya ve ülkelere; ben bundan başka bir kapı göremiyorum.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 16, 2008
88.252.15.65
Oylama: +0

yanlış anlattım galiba.hangi milletin kendi kaderini tayin hakkı yok dedim ki ben.elbette bir imparatorluktaki her ulus,zaman içinde bağımsızlık da ister,gücü yeterse bunu da alır.bahsettiğim tamamen farklı bir şeydi.

ben balkanlardan kovulan türklerden bahsettim.burda kesin olmayan bir gerçeklik yok.bu insanlar,savaş ahlakı olan bir düzenli ordu tarafından değil,çapulcu çeteler tarafından kovuldular 400 yıllık yurtlarından.bunlar anavatan a binbir güçlükle ulaştıktan sonra türkiye de milliyetçilik yerleşti.kendi evinizden zorla kaçmaya zorlanırsanız,herkesi kendiniz için tehdit olarak görmeniz kadar doğal bir şey olamaz.
başkalarını kendi açımızdan değil de insanlık açısından yargılayalım.mesela balkanlar,yabancı düşmanlığı öyle kötü haldedir ki,500 yıllık eserlere insanlık mirası olarak sahip çıkılması gerekirken,sırf türkler yaptı diye yıkarlar.bu kadar kaba milliyetçilik vardır.anadolu da eser tahribatı,sadece zengin olma hayaliyle olur.haricen tarihi eserlerimize kimse zarar vermez.çok eleştirdiğimiz tek parti iktidarı bile,1930 lar da sümerolog,hititolog,roma,bizans uzmanları yetiştirmek için yurt dışına öğrenci gönderiyordu.
şimdi siz öbürlerini bu kadar hoşgörüyle bakarken,bizimkileri neden bu kadar acımasız eleştiriyorsunuz,işte bunu anlayamıyorum.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 16, 2008
85.105.10.101
Oylama: +1

biz aslen selanik kökenli bir aileyiz. akrabalarımızın bir kısmı 93 harbi sonrası anadoluya göçerken biz, biraz daha beklemişiz. ama yine de cumhuriyet öncesi muhacirlerindeniz... rahmetli babaannemin gözyaşları içerisinde anlattığı şeyler hatırıma geldiğinde hala hüzünlenirim. ancak savaş sonrası bize zulmedenlerin hayvanlığını bir yere koyup, sağlıklı bir değerlendirme yapmak gerekirse filmi en başından seyretmek lazım... bir kere, ben resmi tarih perspektifine uyan "osmanlı her devirde hoşgörülüdür" anlayışını reddediyorum. evet tanzimata kadar osmanlı topraklarında ciddi bir milliyetçilik görülmemiştir. ama "osmanlı kimliği" denen "baskın kimlik" "ev sahibi" konumunu göstermekten çekinmiyordu... tabi bu tavır, "öteki"ni "demek ki ben misafirim" algılamasına itiyordu. bu pasif kibirlenme ve bunun neticesi olarak zuhur eden pasif reaksiyon osmanlı kimliğinin bilinçdışına ittiği bir patlamaya gebeydi. ama herşeye rağmen, tanzimata kadar ciddi bir problem çıkmadı. çünkü şu an ki, anlayışımızla dahi kabul edemeyeceğimiz bu pasif algılar devrin şartları içerisinde gayet "hoşgörülü" bir zemin teşkil ediyordu. çünkü diğer emperyal güçler kendi tebaalarına çok acımasızca davranıyordu. ama iş tanzimattan sonra değişir, kendini kötü bir gidiş hatta hisseden devlet erkanı ve o psikolojiye sahip osmanlı "baskın kimliği" daha önceden oluşturduğu zemin içerisinde filizlenmeye müsait bir milliyetçilik anlayışı doğurur. bu milliyetçilik anlayışına ister "üstün ırk" milliyetçiliği diyelim istersek galibiyet milliyetçiliği diyelim. sonuç değişmez. kendi topraklarındaki diğer halkların çeşitli konularla ilgili olarak bulundukları hürriyet taleplerini "vatan hainliği” algılamasında değerlendiren bir devlet eliti vardır. Bu sonradan Osmanlı bürokrasisinde de kendisini göstermeye başlar. Tehcir perver anlayış, gayrimüslim ve gayrı-türk tebaayı çeşitli vilayetlere sürer. Yani, saddam’ın bir zamanlar türkmenlere uygulamış olduğu iskan politikasını uygular. Efendim ermeni tehcirinden bahsetmiyorum. Mesela isyanlar öncesi ege’de masum rum tebaaya uygulanan tehcirden bahsediyorum. Ve bunun ortaya çıkarmış olduğu diğer uygulamaları, varın, siz düşünün… Ve artık, ortada bir de tepki milliyetçiliği filizlenmeye başlar, ne yazık ki Fransız ihtilali özgürlük anlayışının saçma bir çıkarsaması olan ulus devlet anlayışına sığınan bir milliyetçiliktir bu. Ama şartlarını bizim sağladığımız gerçeğini gözden kaçırmayalım…
Yani Osmanlı devletinin üretmiş olduğu galibiyet milliyetçiliğinin neticeleri yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Eşitlik içgüdüsüyle ortaya çıkan tepki milliyetçiliği, sonunda bağımsızlık hülyasıyla verilen bir “istiklal savaşı”na dönüşür, gayrimüslimler için… ve savaş dediğimiz olgu insanlığın yitirildiği bir muammadır.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 16, 2008
88.232.236.149
Oylama: +0

yorumunuz güzel.tebrik ederim.

haklı ile haksızı,suçlu ile suçsuzu ayırt etmek zor iştir.maalesef tarih,kurunun yanında yaşın yandığı olaylarla doludur ve her biri,günümüzdeki bir çok sorunun sebebidir.rumlar,mora da isyan edince,içerdeki rumları tehcir etme gibi.ya da safevilerle savaşırken,anadolu daki alevileri ihanet ederler diye sürmek gibi.
geçmişi geri getiremeyiz.bunları sorunları ve sebeplerini anlamak için bilmek zorundayız.ancak öbür taraftan bakıldığında bizim milletimiz hoşgörüyü hem kültürel,hem inanç açısından en iyi yaşayan milletlerdendir.kurtuluş savaşından 20 yıl sonra,2.dünya savaşında,hitler yunanistan ı işgal ettiğinde,bir kısım yunanlılar kaçarak anadolu kıyılarına sığınmış,türk halkı onlara sahip çıkmış,savaş bitene kadar ağırlamıştır.bakın kurtuluş savaşına katılanların,yunan işgalini yaşıyanların çoğunun hayatta olduğu,acıların çok taze olduğu bir dönemde olan bir hadisedir bu.

olumsuzluklarla beraber,böyle güzel hadiseleri de bilmek gerekir.türk halkı,her şeye rağmen yabancı düşmanlığını en az yaşayan milletlerden biridir.bu konuda hoşgörüyü de,diğer hoşgörülen milletler kadar hak eder.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 16, 2008
85.105.10.101
Oylama: +0

şahin bey, ben de sizin bu, "anlayışlı muhalif" tavrınızı uzunca bir zamandır takip ediyorum ve sizi tebrik ediyorum...

ancak şunu da söylemessem çatlarım; evet, nazi vahşetinden kaçıp bize sığınanlara kapımızı açmışızdır. ama sorarım size;üzerinden 10-15 yıl geçtikten sonra da biz nazileşip rum tebaaya saldırmadık mı? bence sorgulanması gereken husus budur. yapmış olduğumuz iyilikleri konuşarak iyi bir millet olmamız mümkün değil. bırakalım onları rumlar söylesin... ehli insaf yunanlılar söylesin... biz de oturupta yanlışlarımızın üzerine konuşalım. zira bu öss değil; ne yanlışlar doğruyu götürür, ne de doğrular yanlışı...

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 17, 2008
88.232.236.149
Oylama: +0

ben bu 6-7 eylül olaylarına bu sitede yayımlanan tek yazımda da değinmiştim.bu olayın yukardaki yazıda da ifade edildiği gibi türk milletinin üstüne yabancı düşmanlığı oturtmaya çalışma planının bir parçası olduğunu düşünüyorum.bunu bana söyleten de o dönemin özel harp dairesi komutanının,yani gladiomuzun,yani amerikalılarla aynı binada çalışıp,maaşını,techizatını yıllarca onlardan alan kurumumuzun komutanının,yıllar sonra verdiği bir röportaj.ifade aynen şu "6-7 eylül olayları özel harp dairesinin işidir ve muhteşem bir örgütlenmedir"
sizce ne düşünmeliyim?

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 17, 2008
85.105.10.101
Oylama: +0

efendim, türkiyede özellikle osmanlı sonrası bırakın yabancı düşmanlığını kafatasçı zihniyetler türedi. süleymaniyenin banisi koca sinan rahat bırakıldı mı?

(yıl:1935, heyet başkanı: afet inan)

kayseri eşrafından müslüman bir ailenin çocuğu olsa nolacak? yine aynı yöreden hristiyan bir ailenin çocuğu olsa nolacak? ya da sorarım size, bulgaristan rodoplarından olsa nolacak? ama olmaz ille de türk, ille de türk! ve kayboldu. ya da kaybedildi! koca sinan'ın kafatası... yoksa utanıldı mı? türk ol(ma)yışından ya da yutturuldu mu bize, koca sinan'ın türklüğü... bilmiyorum(?) bildiğim tek şey, ne mutlu türküm diyene!

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
ercan
Eylül 19, 2008
68.184.92.55
Oylama: +0

Şahin Bey, ben de sizin yorumlarınıza yönelik yazacağim :)

bizim eksikliklerimiz dile getirildiği zaman "ama filanca daha kötüsünü yapmış" yaklaşımı bizi ileri götürmez. bence bu yaklaşım mazeret arama psikolojisinin ürünüdür.

başka devlet veya milletlerin yaptığı yanlışlar bizim yanlışlarımızı haklı çıkarmaz.

balkan savaşları dönemine değinmişsiniz. özkan kardeşimizin deyimiyle filmi en başından izlerseniz oradaki insanların yaptıklarının sebebinin de osmanlının izlediği politikalar olduğunu görürsünüz. ben bulgaristanda doğup büyüdüm. bulgarlar kendi tarihlerini bize okulda anlatırken ben abattıklarını sanıyordum. türkiye göç ettiğimiz zaman şaşırarak gördüm ki osmanlı bulgarların dediklerini aynen yapmış. oradaki halkı en çok yaralayan şey "kan vergisi" olayıdır. osmanlı, ailelerin erkek evlatlarını daha çocukken onlardan zorla alır. bir daha o çocuğun yüzünü görmezler. o çocuk yeniçeri olarak yetiştirilir. milletini ve dilini bilmez. sonra da aileleri öldürmek için gönderilir gerekirse. çocuğunuz varsa onun sizin elinizden zorla alındığını bir düşünün. o bölgenin toprakları da osmanlı yurdu değildi. osmanlı oraları işgal etti. oradaki milletler oraya osmanlı zamanında gelmediler. osmanlı oraya sonradan gitti ve zorla aldı. kendi topraklarını geri almak için mücadele etmeleri en doğal hakları.

yazmaya başlayınca laf uzuyor. kendimi tekrar ederek bir daha belirtmiş olayım. başkalarının yaptıkları yanlışlar bizi ilgilendirmez, bizim yanlışlarımızı haklı çıkarmaz. ileri gitmek istiyorsak kendi yanlışlarımızı objektif değerlendirip bahaneler aramadan hatalarımızdan ders almalıyız.

Atatürk İzmir'e geldiğinde önüne yunan bayrağı serilmiş. demişler kral bizim bayrağımızı çiğnedi sen de onlarınkine basarak geç. Atatürk demiş "Kral bir hata etmiş. Ben onun yanlışını tekrar edemem" ve bayrağı kaldırtmış.

İşte bizim vizyonumuz bu olmalı. Sevgiler, saygılar.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 20, 2008
88.252.13.176
Oylama: +0

birincisi,size kim devşirmelerin aslını unuttuklarını,milletini ve dilini bilmediklerini söyledi?en bariz örneği sokullu mehmet paşadır.papaz bir ailenin oğludur.ailesi tarafından gönüllü olarak verilmiştir.kardeşi onun sadrazamlığı döneminde sırbistan başpiskoposu olmuştur.ailesini de milletini de bilir.ancak samimi bir müslümandır.bu anti-osmanlı propogandası neticesi,osmanlı işgalci,çocuk hırsızı,kardeş katili,100 lerce kadınla haremde eğlenen sapık gibi bir çok sıfatı edindi.bu propoganda ya bizim insanlarımızın da bu kadar kolay dahil olması,beni çok üzüyor.

ikincisi ve en önemlisi,benim dediğim kendi yanlışımızı savunmak değil,diğer milletlere gösterilen hoşgörünün bari yarısını kendi milletimize göstermek,hislerine katılmasak dahi,hiç olmazsa anlamaya çalışmak.empati kültürümüz gelişmeye başlamış,bu güzel de bir kere de şu empatiyi kendi atalarımız için kuralım.
haricen,ila-yı kelimetullah ı,ism-i muhammed-i celile yi yayma meselesini anlamadan,romalılık ne demektir kavramadan koca osmanlı imparatorluğu üstüne tartışmak gereksiz.hele bu yanlıştır,bu doğrudur demek hepten abesle iştigal.ve tarihi değerlendirmenin en temel kuralı,olayları o günün şartlarına göre değerlendirmeyi unutarak yaptığımız şey,suyun kaynama noktasını her şartta 100 derece kabul edip,kimya sorusu çözmeye kalkmak gibidir.ya yanlış cevabı buluruz,ya da hiç bir şey bulamayız.
hayırlı ramazanlar dilerim.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Ahmet İhsan
Eylül 20, 2008
88.228.159.178
Oylama: +0

konuyla alakası babından okunması yerinde olacaktır:

http://www.kisaca.net/84xOi

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
ercan
Eylül 21, 2008
68.184.92.55
Oylama: +0

Şahin Bey,

Böyle konular ateşli konular olunca tartışmalar alevleniyor, başka konulara zıplıyor ve insan kendini içinde buluyor, geri yazmadan duramiyor :)

Verdiğiniz örnekler yapılanı haklı çıkarmıyor.
Zorla alınan ve beyinleri yıkanan çocuklardan bir iki tanesi daha iyi yerlere gelip mutlu olmuş olabilirler. Bir iki aile gönüllü de vermiş olabilir. Geri kalan binlerce acılı aileyi ne yapacağız?

Düşünün sizin çocuğunuzu şu anda Amerika gelse zorla elinizden alsa. Yıllar sonra da çocuk hristiyan olarak Amerikada başkan yardımcısı olsa. Çocuk mutlu olacak. Ya sizin acınız? Çocuğunu kaybetme acısını Allah kimseye yaşatmasın.

Kan vergisi var mıymış? Evet
Osmanlı istila etmiş mi? Evet
Osmanlı da harem var mıymış? Evet
Yüzlerce kadınla yatmışlar mı? Evet
Kardeşlerini öldürmüşler mi? Evet

Bunlar propaganda ile oluşmuş yalanlar değil. Hepsi gerçek. Bunları açıklamaya yönelik söylecek şeyler bunları gerçek olmaktan çıkarmaz.

Empatiyi gerektiği konularda gösteriyoruz zaten kendi atalarımıza. Ama ben şahsen zorla çocuk toplama konusunda kendi babam olsa empati göstermem. Bu insanlık suçudur.

Ana yazıdan biraz uzaklaştık bu tartışmanın içine girince. Benim onları yazmamın tek sebebi yabancı milletlerin bizi neden sevmediklerini açıklamaya çalışmak içindi.

Önemli olan insanlık. Nefret yerine saygı ve hoşgörünün promosyonunu yapmalıyız her alanda.

Sevgiler, saygılar

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkann
Eylül 21, 2008
85.105.10.101
Oylama: +0

efendim bendeniz, naçizhane bir tarih okuruyum. ayrıca topkapı sarayında da pekçok kişiyi gezdirme bahtiyarlığına da kavuştuğum söylenebilir. (gerçi o dönemlerde faşist söylemlerle dolu menkıbeler anlattığım için bin pişmanım.)

ve ne yazık ki, ercan beyin söyledikleri doğrudur. ancak itiraf ermek lazım ki, ercan beyin üslubu çok katı.

yani; bazı gerçeklikler, ya dönemin şartları gözönüne alınarak değerlendirilmeli (işgal etmezsen işgal ediliyorsun...) ya da konjoktürel olduğu ayrıca vurgulanmalıdır... mesela "harem ve yüzlerce kadınla yatma" mevzusunda olduğu gibi... el insaf, hepsi öyleymiş gibi göstermenin pek doğru bir yöntem olduğunu zannetmiyorum. bazı oryantalistlerin kaynaklarında en az elli tane çocuğu olan bir üçüncü murat'la fatih'in yavuz'un ve abdülhamid'in bir tutulmasına gönlüm razı olmadı.

ha, bir de kardeş katli meselesi vardı di mi? ahanda işte orada ercan bey sonuna kadar haklıdır. aynı şekilde kan vergisi hususunda da... nedense ecdadı haklılaştırmak uğruna mazlumların nasıl bir acı çektiği gözden kaçırılmaktadır.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurtt
Eylül 21, 2008
88.252.13.176
Oylama: +0

mesela kardeş katli hususu;osmanlı ile çağdaş devletlere bakın.hepsinde aynı olayı görürsünüz.neden?hukukunuz gelişmemişse,veraset işlerini halledemiyorsa,ya kardeşiniz sizi öldürür,ya siz kardeşinizi.
bugün kardeş katliyle kim suçlanır?sadece osmanlı.ne fransa,ne isveç,ne ispanya,ne rusya,adları bile anılmaz.nerde empati?

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurtt
Eylül 21, 2008
88.252.13.176
Oylama: +0

mesela harem mevzusu;osmanlı da 36 padişah vardır.çoğu dindarlığıyla meşhurdur.mesela 2.bayezid veli lakabını almıştır.özkan beyin de ifade ettiği gibi 1-2 tanesi kadına düşkün diye onca büyük insanı sapıklıkla itham etmek ne kadar doğrudur?bunu yaparken de mesela fransızların meşhur kralı 14.louis in haremini bir kere bile anmamak hangi empati duygusuyla bağdaşır?çağdaşlarına göre mütevazi bir harem yaşantısı olan osmanlı padişahlarına bu ithamlarda bulunmak büyük haksızlıktır

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurtt
Eylül 21, 2008
88.252.13.176
Oylama: +0

devşirme meselesine gelince;ben bariz örnek olsun diye sokullu mehmet paşayı verdim.yoksa çocuğunu gönüllü verme çok yaygın bir uygulamadır.asla münferit bir hadise değildir.
ondan da geçtim,bu öyle bir sistem ki,kim olursan ol,yetenekliysen zirveye kadar yükselebiliyor,sadrazam olabiliyorsun.hiç bir aristrokrat sınıf yok.ister çöpçünün,ister valinin oğlu ol,önün açık.bu sisteme bi yerinden tutup insafsızlık demek bu kadar kolayken,öbür tarafta,toplumu sınıflara ayıran,sınıflar arası geçişi zorlaştıran,zengini daha da zenginleştiren,onlar zenginleştikçe fakiri daha da fakirleştiren sistemlere insani mi diyorsunuz?
eğer çocuğum olsaydı,çok kalbi olarak söylüyorum,birincisini tercih ederdim.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurtt
Eylül 21, 2008
88.252.13.176
Oylama: +0

istila mevzusunda siz istila dersiniz,ben ila-yı kelimetullah derim.o günün yöntemi oydu,bugünün yöntemi gülen cemaatinin yaptığı gibi,okullarla gitmektir bana göre.çünkü islamın en büyük vaatlerinden,aynı zamanda hedeflerinden biri;yeryüzünde allah ın isminin duyulmadığı hiç bir yer kalmamasıdır.osmanlı nın bu yaptığına istila dersem;hayber in fethine,tebük seferine de mi istila diyeceğim?kimse kusura bakmasın,bu noktada tarafsız olamam.ve hatta bunun tarafsız noktası da yoktur diye düşünüyorum.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!

Yorum Ekle!
 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
kucult | buyut
 

Etiketler:  zenofobi yabancı düşmanlığı Türkiye'de zenofobi Ermenistan Ermeniler Kürt Sorunu Kemalizm halkevleri köy enstitüleri faşizm şovenizm jingoizm
Son Güncelleme ( Pazartesi, 15 Eylül 2008 )
 

Kritize.Net Yazarları

Ahmet İhsan
Yazarin Profilini GörüntüleYazar Su an Offline
Profili 57 kisi tarafindan görüntülendi. Hit : 57
Yazara E-Posta Atin Yazara E-Posta Gönder

Yazarin toplam 25 yazisi bulunuyor. Tüm yazilarini görmek için tiklayin. Tüm Yazıları (25)

Son Yorumlar

Sarıkamış Faciası
sarı kamış,ın resimleri hata var kagıtdı küçük...
Sarıkamış Faciası
sarı kamışta 90 bin askerimiz donarak öldü mü? video varsa izlesem...
10 Kasım Yazısı
Yazık sana terbıyesız yaratık.sen anlayamıyorsan aklının sınırları 10 kasımı anlayamıyorsa burda sorun 10 kasımda degıl senın o ufak beynınde
10 Kasım Yazısı
"site yönetimi olarak hakaret içermeyen, yazım kurallarına uygun, okunaklı, içerisinde salt hamasi edebiyatlar içermeyip "fikir" de barındıran her görüşten yazıyı ve yorumu yayınlamak g...
10 Kasım Yazısı
arkadaşım atatürk olmasaydı sn belkide burada bu yazıyı yazamıcktın bi düşün bakalım atam ölmüş sen 2 dk ayaka ona saygı göstermişin çok mu eer isemiosan yapma 2 dk ayakta durma zat...
10 Kasım Yazısı
BENCEDE TERBİYE SINIRLARINI AŞMAYIN BU YAZIYI KİM YAZDIYSA ÇOK TERBİYESİZMİŞ...VATAN HAİNİ SENİ NİE BÖYLE Bİ YAZI YAZIYOSUN...
10 Kasım Yazısı
lütfen terbiye sınırlarını aşmayalım!
10 Kasım Yazısı
İşgaldeki hali sakın unutma Atatürk'e dil uzatma sebepsiz Sen anandan yine çıkardın amma Baban kimdi bilemezdin ....... Neyzen Tevfik
Dağ Başını Duman Almış
dağ aşını duman almış gümüş dere durmaz akar.........
"Vahşi Kapitalizm" Çöktü mü? "...
yazıyı kaleme alırken "bu geyik tadındaki muhabbete bende bir dipnot düşeyim" diye düşünüyordum... amacım ukalalık yapmak falan değil! sadece krizin ilk devindiricisinin devlet müdahal...
website statistics