| Sus, konuşma!.. |
| Yazan Ahmet İhsan | |
| Perşembe, 01 Kasım 2007 | |
|
Yıllarca TSK’ya hizmet eden bazı emekli subaylara yaptıkları konuşmalardan ötürü “sus” deniliyor ve gerekçesi “canım biraz vefa göstersinler” olarak açıklanıyor. Bravo! Gerçi biz bunlara alıştık. Darbe planları yapanların haberini yaptığı için Alper Görmüş’e “halkı askerlikten soğutmak” suçundan dava açılmasının üzerinden kaç ay geçti şunun şurasında. Düşünün, birisi “yılın gazetecilik ödülü”ne layık bir haber yapıyor; tabir yerinde ise suçu, suçluyu buluyor, gösteriyor. Ve biz suçluyla ilgili soruşturma başlatacağımıza, suçu ortaya çıkaranı suçlu konumuna düşürmekte tereddüt etmiyoruz. Ne güzel! Fazla başımıza bela almadan konuya dönelim. Yani bu ülkeye yıllarca hizmet vermiş bir paşamız, bir askerimiz emekli olduktan sonra tecrübelerini açıklayarak da hizmetine devam edemez mi? Hani vatana hizmetin yaşı yoktu ulan! Ama doğru, bu vatana hizmet değil; ihanet! Eleştirmek, ihanettir bizde. Emekli olduktan sonra vatana hizmet etmek isterseniz yol mu yok canım. Kur bi Atatürkçü bilmem ne derneği, yap bi miting, topla milyon(!)ları, çağır orduyu göreve… En büyük hizmeti etmiş olursun vatana. ***
Ya itaat edeceksin, ya da pılını pırtını toplayıp gideceksin.Ya seveceksin, ya terk edeceksin. [Yanlışı düzeltmeyeceksin yani, yanlış da olsa seveceksin(!)] Konuşmayacaksak, tartışmayacaksak, eğrisini, doğrusunu ölçüp biçmeyeceksek hatalarımızdan nasıl ders alacağız acaba? Ama yoook, bir TÜRK hiç hata yapar mı? Yaradılışımızdaki fevkaladelik damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur bizim. (öyle miydi lan?) Çok ilginç hakkaten yahu, düşünün, bir arkadaşınız gelir ve size “üzerinde zehirli akrep var, seni sokacak” derse [ve hakikaten varsa] ona teşekkür mü edersiniz yoksa “sana ne lan, sus!” mu dersiniz? Biz ikinciyi tercih ediyoruz çoğunlukla. Damarlarımızda asil kan var ama kafamızda beyin yok galiba. Kaldı ki yanlış bir şey mi söylemiş paşalar? Kürt unsuru yok sayılmadı mı? Yeni yetmeler pek bilmezler ama “Kürt” kelimesi biz küçükken küfür olarak kullanılırdı. Nereden nereye geldik… Merak ettiğim bir şey de bundan kaç sene sonra “irtica, irtica diye milyonlarca dindar halkı rencide ettik, yanlış yaptık” diyen çıkacak acaba? Çok beklemeyiz, umarım… ***
KAPATARAK SORUN ÇÖZÜLMEZOlan oldu, DTP’ye kapatma davası açıldı. Ben unuttum, bu kaçıncı PKK partisiydi? Kapattınız kapattınız sorunu çözemediniz di miiii, susturup susturup sorunu çözemediğiniz gibi… Demokrasilerde halkın seçtiğini, halk indirir. Kapatarak sorunu çözmeye çalışırsanız ters teper, sorunu büyütürsünüz. DTP’nin PKK’ya ilişkisi malum. Olmalı mı? Olmamalı. PKK’yla ilişkisini kesmeli mi? Kesmeli. Ama kesmiyor. Ne yapmalı? Sükunet korunmalı, itidalli davranılmalı, DTP’yi destekleyenlere “bizi siyaset yapmaktan men ettiler, tek çare silahlı mücadele” deme imkanı sunulmamalıdır. DTP’yle ilgili yazacak çok şey var da, kaldı başka zamana… Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 170 Trekbek(0)
Yorum Ekle!
Etiketler: DTP Kapatma Davası Fikret Bila Asker Genelkurmay Başkanlığı |








































.........