Siz bilmezsiniz ama benim kardeşim çok ama çok tatlıdır. Ve çok tatlı bir gülümsemesi vardır, kardeşimin. Yüzüme gülümserkenki halini anımsarım, ondan uzaktayken. Ne zaman bir yerde bir çocuğun gülümseyişini görsem kardeşimi hatırlarım. Dile kolay, arada yaklaşık on yedi yaş var. Çocuğum gibi bir şey yani… Kardeşim ağlarken ciğerimde bir parça eksilir gibi olur. Sokakta ağlayan bir çocuk gördüğümde de sanki kardeşimmiş hissine kapılırım. Adı konmamış tüm masumlar “kardeşim” olarak şekillenir zihnimde. Zalimin zulmüne uğramış biçare mazlum da sanki ailemden birisi gibidir. Annem, babam, kız kardeşim ya da “kardeşim”...
Sürgün yolunda can veren Ermeni çocuklarıyla Hocalı’da katledilen Azeri çocukları çok mu birbirinden farklıdır? İkisi de birilerinin canıdır, cananıdır. Öldürülen mazlumlar birilerinin anneleridir, babalarıdır. Hocalı’da katledilen çocukla 1915’te sürgünde ölen çocuk ve onların anneleri, babaları… Yarabbim, bu ne acımasız bir bakış açısı. Bu iki aileye bakarken bile mi bayrak-kimlik ayrıştırması yapacağız! Vicdanımız hiç mi harekete geçmeyecek! Evladını yitirmiş bir Türk anneyi safkan bir Türk mü daha iyi anlayabilir yoksa aynı acıyı çekmiş bir Ermeni anne mi? Yoksa gözyaşlarının da mı bir milleti vardır? Türkler, Türk gibi gözyaşı döker de Ermeniler ermeni gibi mi gözyaşı döker? Çocuk gülümseyişlerinin veya ağlayışlarının arkasında da mı vardır, bu farklılık? Ermeni çocukları farklı ağlar da Türk çocukları farklı mı ağlar? Hayır, Bu duyguların bir tekeli olamaz. İnsanlığınız aşkına size soruyorum; bu ikisinden birini savunurken öbürünü hakir görmek, hangi vicdana sığar? Ya da birini öbürüyle temizlemek mümkün müdür?
Ne katledenler utandı ne de onun mirasına sahip çıkanlar. Birileri, birilerine kızarak Ermenilerin neredeyse tamamını sürdü, bu memleketten. Halbuki ben çocukken bana böyle öğretilmemişti, bu olay. “Ermeni komitacılar 93 harbi sonrası azdığı için yapıldı. Masum Ermenilere dokunulmadı” diye öğretilmişti, bana. Meğer durum hiç de böyle değilmiş. PKK’ya kızıp tüm Kürtleri sürmek gibi bir şeymiş, yapılan. Ermeni komitacıyla Ermeni kimliği özdeş görülmüş. Hala da öyle görülüyor ya… Ama anlamıyorlar. Ermeni komitacılarla Talat Paşa aynı “millet”ten. Tehciri yaptıran Enver, Talat ve Cemal paşalar da Türk köylerini basan Ermeni komitacılar da aynı “millet”ten. Her iki taraf da zalim. Masum insanları öldürme kararını alırken ve uygularken her iki tarafında vicdanı sızlamıyor. Çocuk gülümseyişlerini solduran bu "insan"lar aynı “millet”ten.
Yıllarca vicdanlar buzdolaplarında bekletilmişti. Anca kırılıyor, donmuş vicdanlarımızın buzu. Derdim imza ya da özür değil. Bir tek ricam var, sizden; O öyleymiş ya da bu böyleymiş... yok devletlerarası hukuk da cart curt bırakın bunları ve sorun kendinize, “ben hangi “millet”ten yanayım?” diye… Zalimler milletinden mi yoksa mazlumlar milletinden mi?





Yazarlar
Twitter
Del.icio.us
Reddit
StumbleUpon
Yahoo
Technorati
Googlize this
Facebook









Hüseyin Kalaycı: “Kürt Sorunu Bir Milliyetçilik Sorunudur”
Anlamak isteyenler için ders niteliğinde bir röportaj olmuş, ancak anlamamakta direnen bu milyonl...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
YZMAYAYIM DİYORUM AMA DURAMADIM KURANDAN AYETLERLE ÖRNEK VERMİŞSSİN AYETLERE BİŞE DİYCEK HALİMİZ...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
ONLARA YAZMA SEN GÜZEL CEVAPLAMISSIN AMA CEVAP TA VERME ÇÜNKÜ CEM YILMAZINDA DEDİĞİ GİBİ ''ANLAMA...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
HASEDİNDEN ÇATIR ÇATIR ÇATLIYON KARDEŞİM BEN BUNA ÜZÜLÜYORUM BEKLİYOLARKİ FETULLAH GÜLEN Bİ HATA ...