| Oligarşik Bürokrasi ve 2. Madde... |
| Yazan Özkan Genç | |
| Salı, 19 Ağustos 2008 | |
|
Ve bürokrasinin angut yerine koyduğu biz nev-i şahsına münhasır zatlar, bürokrasinin bize lütfettiğiyle yetinmeyip daha fazlasını istediğimizde çeşitli emniyet sübapları tarafından tasfiye ediliriz. Mesela Şemdinli iddianamesinin sahibi savcı Ferhat Sarıkaya’nın durumu bundan ibarettir. (bu emniyet sübapları; bir zamanlar için 163, şu an için 301 ve anti Kemalist liganın korkulu rüyası 5816,….vs,vs.) Sokrates da tasfiye edilmişti. Ekklesia’da vicdansız demagoglar tarafından devrin emniyet sübapı diyebileceğimiz “asabeia” (dinsizlik) suçu ile itham edilmişti. Hrant Dink’in öldürülmesine seyirci kalan hangi zihniyet ise 2500 küsür yıl önce Sokrates’ı da idam sehpasına gönderen aynı zihniyetti. Resmi ideolojinin olgarşik baskısı ve o ideolojiye sahip bireylerin oligarklık statüsü ta o zamanlarda bürokrasiye eklemlenmişti. İşte Türkiye’nin kafa yapısı da bundan müteşekkildir. İster ittihatçı kafası deyin, isterseniz başka bir şey ama zihniyet bundan ibarettir. Resmi ideoloji kendi gibi olmayanı ya kendileştiriyor ya da ötekileştiriyordu. Kendileştirme noktasındaki başarısızlığı su yüzeyine çıkınca ötekileştirme hususundaki başarısını gözler önüne sermekten çekinmiyordu. Resmi ideolojiye göre gayrimüslimler ötekiydi. Hadi gayrimüslimlerin sayısı azdı. 6-7 eylül olaylarıyla veyahut birtakım vergi atraksiyonlarıyla anları memleketten kovmuştuk ve de rahatlamıştık. Ama diğer ötekilerimizden kurtulamamıştık. Mesela “dağlı türk”lerimiz (yani, Kürtlerimiz) şehirli Türk olmayı reddediyorlardı. Yapılacak tek bir şey vardı. Ya seve seve Türk olacaklardı. Ya da s… s… …Ama ne yazık ki sayıları fazlaydı. Ve resmi ideoloji kendileştirememişti. Halbuki resmi ideoloji ne kadar da çok “aslında siz Türksünüz” demişti. Ama karşı taraf dağlı olduğu için anlayamamıştı. Resmi ideolojinin ötekileştirdiği diğer bir kesim de Alevilerdi. Alevilerin ibadethaneleri ve ibadet yöntemleri devlet tarafından meşru görülmüyordu. Dahası resmi ideoloji tarafından, devlet eliyle, hiçbir cemaati olmaksızın alevi köylerine cami yaptırılıyordu. Ve oradaki halkı Sünnileştirmek için misyoner bir imam gönderiliyordu. Ve böylelikle aleviler de arızalı vatandaşlarımız kategorisine girmeye hak kazanıyordu. Ötekileştirilmiş veyahut arızalı vatandaşlar haline getirilmiş kesimler sadece gayrıtürk ve gayrısünni kümelerden mi ibarettir? Elbette ki hayır! Türksünüz ve sünnisiniz, ve hala Mr. Resmi ideolojiyle papaz olmaya adaysınız. Bunun sebebi ise onun istediği gibi Sünni bir türk ol(a)mayışınızdır. Velhasıl-ı kelam ötekilerimizin sayısı bir hayli fazladır. Ötekilerimizin umudu ise anayasanın 2. maddesinin sonunda geçen “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik sosyal bir hukuk devletidir.” cümlesinin tam manasıyla çalıştırılmasıdır. Küçük bir dipnot: Bu arada anayasanın 2. maddesinin başlarında “Atatürk milliyetçiliğine bağlı” tabiri geçer. Bu ibarenin demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti olmakla çelişip çelişmediği ise başka bir yazının konusudur. Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 343 Trekbek(0)
Yorum Ekle!
Etiketler: Anayasa Oligarşik Bürokrasi Militarizm Kemalizm Resmi ideoloji Gestapo devleti Atatürk Milliyetçiliği Aleviler Hrant Dink |








































.........