| Öğretmenler Günü |
| Yazan Erkan Yılmaz | |
| Cumartesi, 24 Kasım 2007 | |
|
Öğretmenlerin istisnasız üzerimizde çok emeği, etkisi var. Bize bir şeyleri sevdiren, bazen de bazı şeylerden nefret ettiren, toplumun gelişimine yön verebilecek müthiş bir pozisyondaki insanlar öğretmenler. Ama dedim ya bugün öğretmenler günü, bizim onlarla olan sorunlarımızdan ziyade onların sorunlarına göz atmak lazım. Bugün öğretmen olmak hiç kolay değil. Hababam Sınıfı’ın bir bölümünde vardı, köyden gelen Ahmet adında bir çocuk. Liseyi bitirip köyüne dönüp direk öğretmenliğe başlıyordu hani, hatırlarsınız. Yahu film bu deyip geçmemek lazım, sordum eskilere, doğrudur dediler. O dönemden bu döneme değişen ne, neden öğretmen olmak bu kadar zor artık? Nüfus. Önünü alamadığımız bir nüfus artışı. Daha da önemlisi plansızlığın etkisi var. Sen bir senede 5000 öğretmen alımı yapabilecek kapasitedesin örneğin, ama her sene 10.000 mezun var. Dolayısıyla her geçen sene daha büyük bir yığılma, artan büyük bir rekabet. Yıllarca verilen emeğin ardından üniversite kazanma derdi, ardından bitirme derdi, ardından KPSS derdi. Atanması falan filan derken ne oldu? Yerini yurdunu terkedip 800-900 lira maaşla işe başla. Hee unutmadan, bu aşamaları geçebilirsen. Eee, durum böyle olunca öğretmenlik de artık hor görülen bir mesle haline geliyor. Mesleklerin getirisene göre değerlendirildiği ortamda gayet normal. 900 lira maaş, büyük şehirdeysen 400 ünü kiraya ver, sonra da bütün ay çal çal oyna. Yalnızca öğretmenler için değil, daha beter halde işçisi var, normal memuru var bunun. Ama dedik ya bugün öğretmenler günü, torpilliler. Bir de şu var; öğretmen kendini yenileyebilen, kültüre, sanata, sosyal aktivitelere mutlak suretle zaman ve para ayırabilmesi gereken bir pozisyonda. Öyle olmadığı için biz 10 sene aynı zırvaları dinledik. “Evet nedir İstanbul’un fethini hazırlayan sebepler? maddeler halinde sayalım” “Mercidabık savaşı’nın sonuçları nelerdir?” Bu tip sorular ve ders anlatımları size tanıdık gelecektir. Edebiyatta da böyle ritüeller var mesela: “Şair burada ne anlatmak istemiş?” Yahu kardeşim şair dediğin tek bir şeyi anlatmak istese oturur, düz yazı yazar. Makale yazar, fikrini izah etmek için çabalar, ispat kaygısı taşır. Neyse efendim yine mevzu sapmadan şunu söylemek isterim, eğitimde kaliteyi yakalayabilmek, neyi ne için yaptığımız görebilmek, konulara bütünsel yaklaşabilmek, bir altyapı oluşturabilmek ve öğrencilere yeni ufuklar açabilmek için yukarıda verdiğim örnek hatalara düşmemek lazım. Bunu başarmanın yolu da öğretmenlerin işini sabah 8, akşam 8 memur işi olarak görmemelerine bağlı. Bireye önem veren, idealist tipler olmaı öğretmenler. Bunlar da parasız olmuyor iki gözüm, olmuyor. Bu sebeplerden bence öğretmenlerimiz daha saygın bir konumu ve daha iyi maaşları hak ediyor. Bir de KPSS denen sistemle yapılan öğretmen alımlar ne kadar sağlıklıdır? Bunu tartışmak lazım. Allah’ın delisi, ama KPSS’den 100 alabilen bir insan evladı öğretmen olabilir düşünsenize. Kriterleri gözden geçirmeli, çünkü yanlış eğitim veya eğitimsizlik dönüşü olmayan bir yol. Bu mevzuya fazla girmeden sözlerime son vermek istiyorum. 24 Kasım günü öğretmenlere fazla yüklenmek hoş olmaz sanırım. TÜm öğretmenlerin günü kutlu olsun. 44′den 69′dan bırakmamanız dileğiyle. |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 19 Ağustos 2008 ) |







































