
"Cahillerin oyuyla demokrasi olur mu?" Uzun tarihsel mücadelelerin eseri olan demokrasinin ‘genel oy’ ilkesine öteden beri yöneltilen itirazlardan birinin tipik ifadesi olan bu soru eğitim düzeyi ile demokrasi arasındaki ilişki hakkındaki bir ön kabulle ilgili. Buna göre, ‘belirli bir düzeyde’ eğitim almamış olanların oy verme hakkına sahip olması siyasi hayatta bilgisizliğin (bilgiye ve uzmanlığa) hakim olması sonucunu doğurur.
Bu ön kabul veya varsayım aynı zamanda siyasette vesayetçi anlayışların temelinde yatan nedenlerden de birini oluşturuyor. Daha baştan belirtmeliyim ki, demokrasi işte tam da bu varsayımın ve onun arkasındaki zihniyetin kategorik olarak reddiyle mümkün olan bir rejimdir. Her şeyden önce, açıktır ki, herkesin oy verme hakkına sahip olmadığı bir rejime ‘halk tarafından yönetim’ denemez. Herkesin neden oy verme hakkına sahip olması gerektiğini açıklamak ise hiç de zor değil.
Bir kere, ahláki açıdan genel oy ilkesi zorunludur. ‘Ahláki’ derken aklımda tuttuğum değer bireysel özerkliktir. Buna göre, her bireyin kendi hayatını etkileyecek kararların alınmasına katılma hakkı vardır; aksi halde kişinin başkalarının iradesine tabi olması söz konusu olur. Bu hak kategorik bir ahláki gerekliliktir, yani, kişinin ‘kendi-kendini-yönetmesi’ (ve bu çerçevede ‘kendi yasası’nı koyması) hiçbir nedenle elinden alınamaz. Bu, ‘aydın’ olup olmamakla değil, insan ve vatandaş olmakla ilgili bir meseledir.
Kişilerin hayatlarını etkileyen kararlar ise onların bireysel-özel alanlarında yaptıkları seçimlerden ibaret değildir. Siyasal kararlar -politika tercihleri, hukukun yapısı vb.- da hayatlarımızı birçok şekilde etkiler. Hatta bazı durumlarda bu etki tercihlerimizi belirleme noktasına kadar varmaktadır. Bu, özellikle modern devletlerin yapısı ve işleyişi bakımından böyledir. Biz ‘modernler’ gitgide daha fazla devletin sivil, hatta özel alanlarımızı kuşattığı şartlarda yaşamak durumundayız. Dolayısıyla, siyasi kararların alınmasına katılmak -yani, demokrasi- ister ‘cahil’ ister ‘alim’ olalım hepimiz için son derece hayatidir. Mesele budur, yoksa ‘halkın sesi(nin) hakkın sesi’ olması değil.
Öte yandan, pratik olarak da, okumuş-yazmışların ‘cahiller’den daha ‘rasyonel’ oy verdikleri doğru değildir. Aslında ‘cahiller’in de ‘aydınlar’ın da oy verme davranışının kendilerine göre birer rasyonalitesi vardır. Fakat bir genel eğilim olarak şu söylenebilir ki, ‘aydınlar’ın buradaki rasyonalitesi demokratik ethosa ‘cahiller’inkinden daha uzaktır. Çünkü, ‘aydınlar’ -varlığına rıza gösterdikleri durumda bile- demokratik sürecin bir zümre olarak kendilerini kayıran şekilde işlemesini ister.
Ben hayatta birçok ‘aydın’ın siyasi meseleleri konuşma ve siyasi tercihlerini oluşturma bakımından hiç de ‘aydınlanmış’ bir şekilde davranmadıklarına çok tanık oldum. Onun için, ‘demokrasi bilgisi’ açısından, ‘cahillerin oyuyla demokrasi olmaz’ diyen ‘aydınlar’ın, oy verme tarzından hazzetmedikleri o sıradan insanlardan daha bilgisiz oldukları bile söylenebilir.
Şimdi, ‘cahillerin oyu’na güvenmeyenlerin siyasette vesayetçi olmalarında şaşılacak bir şey yoktur. Daha da temelde işin aslı şudur: Aydınların derdi bilgiyi ve bilgi temelli seçimi önemsemekten çok, kendilerinin ‘doğal olarak hak ettikleri’ni düşündükleri ayrıcalıklı bir konumu demokratik sistemin onlara garanti etmemesiyle ilgilidir. Yani onlar aslında demokrasinin eşitlik vaadinden hazzetmiyorlar. Yoksa, elbette genel oya dayanan demokrasi de pekalá bilgiye ve uzmanlığa değer verir; ama bunu ‘demokratik usul ve terbiye’ye uygun olarak yapar, yoksa ‘bilgi diktatörlüğü’ kurarak değil.





Yazarlar
Twitter
Del.icio.us
Reddit
StumbleUpon
Yahoo
Technorati
Googlize this
Facebook









Hüseyin Kalaycı: “Kürt Sorunu Bir Milliyetçilik Sorunudur”
Anlamak isteyenler için ders niteliğinde bir röportaj olmuş, ancak anlamamakta direnen bu milyonl...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
YZMAYAYIM DİYORUM AMA DURAMADIM KURANDAN AYETLERLE ÖRNEK VERMİŞSSİN AYETLERE BİŞE DİYCEK HALİMİZ...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
ONLARA YAZMA SEN GÜZEL CEVAPLAMISSIN AMA CEVAP TA VERME ÇÜNKÜ CEM YILMAZINDA DEDİĞİ GİBİ ''ANLAMA...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
HASEDİNDEN ÇATIR ÇATIR ÇATLIYON KARDEŞİM BEN BUNA ÜZÜLÜYORUM BEKLİYOLARKİ FETULLAH GÜLEN Bİ HATA ...