Tavsiye Kitap

kapak-makam-makam-cicegi-ve-bulbul

Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

konuk_yazarSinema salonlarında “Sen uyursan herkes ölür” haykırışları  yankılanıyor, milletin meclisinde, milletin üzerine barış güneşi doğmasın diye pankartlardan duvarlar inşa ediliyordu. Yeter kan dursun, analar ağlamasın diyenler vatan haini olarak tanımlanıyor, barış umutları hep başka baharlara erteleniyordu.

Tüm bu “yor”ların arasında Diyarbakır’dan bir vicdan sahibi yüreğin akan gözyaşları beni televizyon ekranına kilitledi. Sayın Devlet Bakanı Bülent Arınç’ın dünkü Diyarbakır konuşmasını ben de etrafımdaki birçok kişi gibi gözyaşları içinde seyrettim.

Arınç, o tanıdığımız, bildiğimiz devletinin soğuk sesinin ne kadar değişebileceğini gösteriyordu. Bir devlet yetkilisinden duymaya alışık olmadığımız şeyleri bizlere anlatıyor ve devletin ezberlerini bozuyordu. Konuşmasında vurguladığı hususlar değişen Türkiye’nin yüzleşmesi gereken konuları bir bir sıralıyordu.

Asit kuyuları bu ülkenin gerçeğiydi ve son yıllarda ortaya çıkan tüm bulgular yapılan eziyetlerin, insanlık dışı uygulamaların boyutlarını gözler önüne seriyordu. Atatürkçülüğün arkasına sığınıp bağnazca ihtiraslarını bu millete dayatan –kaşarlanmış- siyasetçiler de bu ülkenin gerçeğiydi. Kendi çıkarlarına Atatürk’ü siper ederek bugüne dek hükümranlıklarını sürdürdüler ve inanılmaz bir dirençle bunu devam ettirmeye çalışıyorlar. Yeter yeter artık diyor isyan ediyordu bir vicdanlı yürek buna…

Ve en önemli vurgusu ise acımasızca öldürülen Ceylan için akan gözyaşlarıydı. Bir damla gözyaşı binlerce sayfalık konuşmaya bedeldir kanımca. 28 Eylül’de katledilen bu güzel gözlü kız, bölgenin bilmem kaç bininci faili meçhulleri arasına girmeyi beklerken Türkiye Cumhuriyeti'nin bir devlet bakanı tarafından anılıyordu. Bu kahreden ölümün ardından tüm ülkeyi kaplayan derin sessizliğe kocaman bir haykırıştı Arınç’ın gözyaşları.

Sayın Arınç, “Kardeş kavgası son olsun, gözyaşı olmasın, insanlar kendi kimliğiyle kendini özgürce ifade etsin istiyoruz. Savaş ve çatışma son bulsun, terör de olmasın istiyoruz” derken, bu ülkenin yıllardır özlemini çektiği barış iklimini özetliyordu. İşte bu barış özlemimizi bu denli dile getirdiği için Sayın Devlet Bakanına sonsuz teşekkürlerimi sunuyor ve milyonlarca vicdan sahibi yüreğin kendisiyle aynı duyguları paylaşmakta olduğunu ifade etmek istiyorum.

Sinema salonlarında “Sen uyursan herkes ölür” haykırışları  yankılanırken, ben de,

Sen ağlarsan Diyarbakırlı analar çocuklarına koşar,

Sen ağlarsan Bursa Ulucami’nin musalla taşı artık güler,

Sen ağlarsan Munzur’a bahar gelir,

Sen ağlarsan çorak topraklarında rengarenk güller açar memleketimin,

Sen ağlarsan Hakkari’de beyaz güvercinler salto atar,

Sen ağlarsan, sen ağlarsan, barış gelir bu acı dolu ülkemin her tarafına diyorum.

Gözlerinizden akan her bir damlanın birer barış ırmağına dönüşmesi ve ülkemizin dört bir yanına barış getirmesi temennilerimle sizi en derin muhabbetlerimle selamlıyorum. Yüreğinize, dilinize sağlık...
Abdulkadir DOĞANAY
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


Bu Yazıyı Paylaş!

Facebook! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Technorati! StumbleUpon! Twitter! TwitThis
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.