Burada da yazıldı. Burada da eleştirildi. Burada da yorumlandı. Yargıtay kendisiyle ilgili bir konuda basın açıklaması yaptı , olay oldu. Yargıtay başında kendince saldırı olarak nitelendirdiği eylemlere atıf yaptığı açıklamada ikinci bölümü yargı organlarına dair yasal düzenlemeleri yorumlamış.Kaç kişi okudu bu açıklamayı tam metin olarak. Genç siviller geçen hafta bir eylem yaptı bu bildiriyi TSK’nın nam-ı değer “e-muhtıra”sına benzeterek. Ey genç siviller , sivil kafalı anarşist bedenler , okudunuz mu söyleyin bana bu basın açıklamasını. Niye genç sivillere atıyorum sadece laf? Çünkü zaten yargıtayın açıklamasında hedefi iktidarda bulunanlar ve onların bu açıklamaya karşı saldırgan olmaları doğal. Oturup topu topu 5 sayfalık basın açıklamasını dikkatle okudum , notlar aldım. Aktarayım sizlere.
Dava – Çoğunluk - Eleştri
Yargıtay bu basın açıklamasının yaratıcısı olarak Akp hakkındaki davayı kullanmış.Aslında dava ile ilgili yorum da yapmamış.Sadece davanın tarafı olan Akp’nin gerekli kanıt ve gerekçeleri açıklamak yerine yargıtayın bağımsızlık konusunu açıp , bu noktadan saldırmış.Bu doğru ve ya değil bunun hakkında konuşmanın yeri dava açıldıktan sonra başlayan süreç değil.Ve Akp’nin kullandığı diğer bir argümana gönderme yapılıyor açıklamada “dilediği her şeyi yapabilme yetkisini halktan aldığı” gibi şaşırtıcı bir inançla” diyerek.Haksızlar mı bence hayır.Biraz hafızamızı tazelersek iktidar partisinden bir çok kişinin aldıkları oy oranıyla kendilerini savunmalarını duyduk.Yargının kararlarının çoğunluğa göre değil yasaların imkan verdiği miktarda yorumlanarak yapıldığı göz ardı edilmiştir.Yoksa en popüler örnekle yola çıkarsak –hiç sevmediğim halde , çünkü çok bayağı bir örnektir- Hitler’in seçilmesi olması yaptığı anti-demokratik eylemleri haklı çıkarmamıştır.Aslında Afrika’da devlet başkanı olan çoğu kabile reisinin uyguladığı ve iç savaşlara sebep olan ayrımcılığının da çoğunluğun seçimine bağlı olduğu bilinir.Ama o ülkelerde zaten olmayan ve ya görünür de olan yasalar buna sebeptir.Peki çoğunluk tarafından seçilmiş olmaları bu yaptıklarını doğru çıkartır mı? Bu soru da sizin cevaplamanız için.
Bana kalırsa Akp’nin dava açılmasıyla başlattığı bu atağı eleştirmesi gereken sivil toplum -genç siviller değil tabi ki- , medya ve muhalefet olmalıydı.Ama bazı arkadaşlarımın kabul etmediği medya taraflılığı bu konuda büyük engel oluşturmakta.Muhalefet konusunda ise konuşmak bile gereksiz.Sivil topluma dönersek , onlar da başlarındaki kişiler nereye çekerse oraya giden sürülere dönmüş durumda.
AB – AKP
Akp’nin AB de bu davadan bir şey anlamış değil , onlar da bu davanın anti-demokratik olduğu görüşünde açıklamaları yaptı.Dava konusunda böyle açıklamalar AB’den değil AB’nin 3.sınıf bürokratlarından gelmektedir.Tabi bu 3. Sınıf bürokratların Türkiye’deki değerli hayli yüksek.Peki niye AB kendi açıklama yapmıyor?Çünkü palavradan AB sevdalısı AKP artık o Ankara sokaklarında otobüslerle gezip “AB bekle bizi” tavrından vazgeçip , arap yarımadasının müdavimi olmuş durumda.Bu sebeple de AB ciddiye almıyor AKP’yi.Benim arap yarımadasına gitmelerine lafım yok.Artık dünya ufak bir köy ve her coğrafi bölge bizi ilgilendiriyor.Benim takıldığım meslektaş olacağım Babacan’ın sorumluluğunu aldığı AB’ye giriş süreci için Avrupa’da gezeceğine Arap yarımadasında takılması.Bunu politik , siyasi bir hata olarak görelim iyi niyetle.Ama AB böyle görmüyor demekki.Şimdi size Akp’nin AB’ye bakışını aktarmamın sebebi , Akp’nin yargı organlarına karşı söylemlerinde onlardan (!) yaptığı alıntılar.Ama Akp yargı erki konusunda yapmayı planladığı ve AB genişlemeden sorumlu komiserine gönderdiği tasarı hakkındaki AB görüşlerini bize aktarmıyor iyi niyetinden.Peki bu taslakta olan ve yargı erkine en temel noktada , bağımsızlık konusunda, darbe vuran “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun oluşumunda Bakan ve Müsteşarın yer alışını” kapsayan madde neden gençlerimizi(!) harekete geçirmedi.Darbe sadece seçilene mi yapılır.Tabi ya seçilmiş olması onun darbelerini haklı çıkartır.Neyse , Ab’nin de yargı bağımsızlığını zedeleyeceğini belirttiği bu maddenin yorumunu , güçler ayrılığının gerekliliğini bilen ve bu yönde bir devlet yapısını destekleyenlere bırakıyorum.
Asıl problem bu taslak içindeki maddelerde bile değil.Çünkü insanoğlu bencildir , kendi kafasına göre çalar tencereyi.Asıl nokta taslak konusunda öncelikli yorum istenen kurum.Peki yasamanın , yargı konusunda yapmak istediği değişikleri içeren taslağın Yargı erkiyle paylaşılıp yorum istenmesi gerekirken , komik ötesi bir şekilde sadece AB’ye yollanması gerçeği nedir?Özgürlüğün nasıl bireysel bir yönü varsa , bir de milli yönü vardır.Sen müktesebata uyacağım derken bacağından bağlanmaya meraklanırsan problem ortaya çıkar bağımsızlık konusunda.Tabi AB de aklın yolu birdir diyip gerekli cevabı vermiş Akp’ye bu durumun yargı erkini yasamanın güdümüne alacağı şeklindeki yorumuyla.Tabi Akp kendisine darbe olarak tanımladığı kapatma davasına karşı tabandan yaptığı itirazı , AB’nin resmen siz güçler ayrılığından bihabersiniz diyerek yediği darbe için yapamamıştır.
Hizmet ve ya üretim sektörünün gelişmiş olanlarında çalışanlar ya da onların çalışma yöntemleri konusunda bilgi sahibi olanlar yapılacak süreç(işlem adımları) değişikliklerinde konuyla alakalı herkesin yorum yapabildiği komisyonlar oluşturduğunu bilir.Ya da en azından bu şekilde yapılması gerektiğini.Çünkü konuya teorik bazda bakan bir çalışanla teknik bilgisini kullanarak o işlemi gerçekleştirecek iki kişinin ortak yargıları çok büyük oranda en doğru seçimdir.Ama bolca ticaretle ilgilenen Akp’li olmasına rağmen bu konuda çok çok zayıflar.
Sona doğru:
Kapatma davasının içeriğini medyadan takip ettim.Ve takip ettiğim kadarıyla eksik noktaları var.Ama Yasalar ve işleyişlerini bilen adamlarla bunun tartışmasını yapamayacağım.Zaten o konuda bilgi , görüş sahipleri açıkladılar.Yazımdan Akp’nin tek suçlu olduğu görüşü çıkıyor sanırım.Çıkarın canım zaten.Oy oranıyla beni dövebilecek Akp’yi savunmayayım bari.Nasılsa çoğunluk onun düşünceleriyle aynı doğrultuda.O zaman hataları , yanlışları göstermekte azınlığa kalıyor.Çünkü nasıl doğru düzgün dış muhalefet yoksa Akp’ye , iç muhalefet de yok.niye olmadığı da akp’nin sorunu zaten beni ilgilendirmez . Uzatmayayım , hepinize saygılar sunuyorum ve her paranın iki yüzü olduğu gibi her durumunda iki yönü olduğunu unutmayın diyorum.





Yazarlar
Twitter
Del.icio.us
Reddit
StumbleUpon
Yahoo
Technorati
Googlize this
Facebook









Hüseyin Kalaycı: “Kürt Sorunu Bir Milliyetçilik Sorunudur”
Anlamak isteyenler için ders niteliğinde bir röportaj olmuş, ancak anlamamakta direnen bu milyonl...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
YZMAYAYIM DİYORUM AMA DURAMADIM KURANDAN AYETLERLE ÖRNEK VERMİŞSSİN AYETLERE BİŞE DİYCEK HALİMİZ...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
ONLARA YAZMA SEN GÜZEL CEVAPLAMISSIN AMA CEVAP TA VERME ÇÜNKÜ CEM YILMAZINDA DEDİĞİ GİBİ ''ANLAMA...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
HASEDİNDEN ÇATIR ÇATIR ÇATLIYON KARDEŞİM BEN BUNA ÜZÜLÜYORUM BEKLİYOLARKİ FETULLAH GÜLEN Bİ HATA ...