LiberAlem

kapak180

Kritize Yazarları

Ahmet İhsan Kaya
18.12.2009
Katsayı Krizi ve Türkiye'de Yargı Problemi

İshak Koçer
22.01.2010
Ölmeniz Gerekiyordu

Erdoğan Yılmaz
08.08.2009
Fazıl Say Reloaded

Said Bahadır
20.08.2009
Faiz Üzerine: Tanımlar ve Sorular

Özkan Genç
29.01.2010
23 Ocak ve Ninelerimizin Komşuları

Burak Başkan
12.03.2010

İbrahim N. Ayyıldız
04.02.2010
Piyasa Ekonomisi ve Tercih Faktörü

Mahmut Kaya
08.08.2009
Tek Başına Demokrasi Yeter Mi?

Öner Bulut
19.02.2010
Yine Yargı, Yine Kriz

Ebuzer Irkıçatal
26.01.2010
Laissez Faire, Laissez Fumer

Konuk Yazar
11.03.2010
Şirin Bir Köy, Şirin Bir Adam


Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

galip-tekinMemleketin her tarafı ayrı bir güzel. Karadeniz’in yaylaları, Akdeniz’in plajları, doğunun dağları, peygamberler şehri Urfa, Safranbolu, Amasra, Ahlat… Saymakla, gezmekle bitmez. Ege’nin küçücük köyleri de gezmeye doyulmayan yerlerden.

Şirince de bu şirin Ege köylerinden. İzmir’e 74, bağlı olduğu Selçuk ilçesine 8 km mesafede. Denize yakın değil. Ama tipik bir turist meskeni. İzmir terminalinden bindiğimiz minibüsün paragöz şoförü tüm minibüsteki üniversite öğrencisi olduğunu tahmin ettiği herkese gezi düzenleyip düzenlemediklerini soruyordu. Şirince’yi bilmeyen birisi pek anlam veremeyebilir bu duruma. Sebebi ise Şirince’ye varıldığında çok net bir şekilde anlaşılır.

Devamını oku...

konuk_yazarBir ülkenin demokratikleşmesi, o ülkede siyasetçilerin hesap verebilirliği ve halkın hesap sorabilirliği ile paralel bir süreçtir. Yani halk ne kadar hesap sorabiliyorsa demokrasi o kadar gelişmiştir diyebiliriz. Dolayısıyla, mevcut demokrasimizde hesap sorma hakkımız ortalama 3,5 senede bir kez oy pusulasına EVET mührünü basmaktan ibaret olduğundan demokratikleşme sürecimizin pek sağlıklı ya da olması gereken aşamada olduğunu söyleyemeyiz.

Demokratikleşmenin önündeki en büyük engel statükodur. T.C.’nde statükonun kökleri Kemalist kurucu kadroya dayanmaktadır. Tek parti diktasında bürokratik oligarşinin yönetim üzerindeki etkisi Kemalizm’in statükoyu aşıp devlet yönetiminin her kademesine nüfuz etmesini sağlamıştır. Devletin tüm karar verme mekanizmalarına nüfuz eden Kemalizm, demokratikleşme sürecinde, rejimin muhtelif yerlerindeki nüans noktalarında demokratik anlayışın bulunması gereken noktaları işgal ettiğinden sürecin belli dönemlerde tıkanması söz konusu olmuştur.

Devamını oku...

konuk_yazar1-Toplum kuralı,

2-Dinsel kural olmayan gelenekler güzeldir.

İnsanlar, doğa yasaları gereği, toplu halde yaşamak zorundadırlar. Toplu halde yaşamanın kuralları olur. Örf ve gelenekler ilk toplum kurallarıdır.

Devamını oku...

konuk_yazarKemalizm (Atatürkçülük), seksen yıllık rejimin -ilk dönemindeki yapısı itibariyle- merkezinde fakat oldukça derinlerinde bir mevzi edinmiştir. Zira her zaman güncelliğini korumasına rağmen tartışılamaz konumunu muhafazası yer ettiği derinliklerin kamuoyu üzerindeki etkisi görmek açısından önemlidir.

Ayrıca Kemalizm’in resmi ideoloji olarak rejimin her aşamasında nüans noktalarını elinde tutmasını sağlayan ‘atanmış’ kadrolar, atanmışlığın verdiği rahatlıkla keyfi kararlarını ‘resmi ideoloji yararına’ maskesiyle servis edebilmişlerdir.

Devamını oku...

konuk_yazarTaraf Gazetesi köşe yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, 17.02.10 tarihli köşesinde, liberal iktisat anlayışlarını oldukça önyargılı bir üslup ve anlayışla eleştirmiş ve serbest piyasa ile rekabet olguları arasındaki ideal bağın ontolojisini sorgulamış. Bununla kalmayarak, ünlü filozof ve iktisatçı Hayek’in düşünceleri ile David Hume çizgisi arasında bir farklılık olduğunu iddia etmiş ve Hayek’in muhafazakar olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüş. Ayrıca yine yazısında ünlü iktisatçı Ludwig von Mises’i de eleştiriye tabi tutarak, Batı literatüründe kimsenin Mises’i bir “liberal-demokrat” olarak görmediğini söylemiş.

Devamını oku...