Tavsiye Kitap

kapak-makam-makam-cicegi-ve-bulbul

Kritize Yazarları

İshak Koçer

 Yazarın toplam 43 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (43)

Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
ishak-kocer4 şubatta Almanya’da 9 Türk’ün yanarak can vermesi tüm toplumu derinden yaraladı.Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin olayla ilgili yaptığı açıklamada ciddi bir soruşturma istediklerini, olayın bir an önce aydınlatılması gerektiğini belirtti.

Avrupa’da Türk halkına yönelik önyargıların olduğu, haksız genellemelerin yapıldığı bilinen bir gerçek.Bu tarz önyargıların en fazla olduğu ülkelerin başında Almanya geliyor Almanya’da geçtiğimiz yıllarda da Türk kökenlilere yönelik saldırılar olmuş, yine böylesi üzücü olaylar yaşanmıştı.İşte geçmişte yaşanan tatsız olaylar akla gelince insanların kafasında soru işaretleri beliriyor.Bu olayın sıradan bir yangın mı ya da bir sabotaj mı olduğu ciddi bir soruşturma sonucunda aydınlatılabilecek.
Yaşanan bu acı olay sonrasında Almanya’ya giden Recep Tayyip Erdoğan hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız için düzenlenen törenlere katılmış, Türklerin entegrasyonu konusunda engin fikirlerini belirtmiştir.

Recep Tayyip Erdoğan, Almanya ziyareti sırasında Angela Merkel ile birlikte göçmen öğrenciler ile bir araya geldi, sorulan sorulara cevap verdi.Özellikle Türklerin entegrasyonu ile ilgili söyledikleri dikkate değer sözlerdi.Türklerin Almanya’da kendilerini öteki olarak görmemelerini, toplum içinde etkin bir rol almalarını söylemiştir.Başbakan Türk öğrencilerin ana dillerine sahip çıkmalarının önemine değindi, verilen eğitimden en iyi faydalanma yolunun öncelikle kendi ana dilini iyi bir şekilde öğrenebilmekten geçtiğini belirtti.

Başbakan Türkiye’de Almanca eğitim veren okulların olduğunu, kendilerinin bundan rahatsızlık duymadığını söyledi.Üç milyona yakın Türk’ün yaşadığı Almanya’da da Türkçe eğitimin verilmesi gerektiğini, hatta gerekirse Türkçe eğitim verilen üniversitelerin olması gerektiğini belirtmiş, bundan Alman hükümetinin rahatsızlık duymaması gerektiğini söylemiştir.Bu sözlerin devamında bilimin sınırı olmaz, bilime sınır konamaz demiştir.Bilime sınır konursa yanlışa düşüleceğini söylemiştir.

8 Şubat 2008 tarihinde Almanya’da bunları söyleyen başbakan son derece haklı.Almanya’da artık sayıları milyonlarla ifade edilen Türk kökenli insanların kendi dillerine, kültürlerine sahip çıkmaları, istedikleri takdirde kendi dillerinde eğitim alabilmeleri insani bir haktır.

Peki Almanya’daki Türkler için kendi dillerinde eğitim almayı en temel hak gören Recep Tayyip Erdoğan kendi yönettiği ülke için ne düşünüyor acaba?

Başbakan 6 Ocak 2008 tarihinde Diyarbakır’da 15 sivil toplum örgütünün yöneticileriyle bir araya gelmiştir.Başbakan ana dilde eğitim sağlansın üniversitelerde Kürdoloji bölümleri açılsın diyen Diyarbakır Baro Başkanı Sezgin Tanrıkulu’na cevap olarak “Benim yerimde olsan ne yapardın? Sadece Kürtler yok. Yarın Çerkesler, Lazlar da isteyecek. Herkes isterse birlikteliği nasıl sağlayacağız? Söylemek kolay. Bizde bir laf var. Sorumluluk mevkiinde değilsen atış serbest. Bekara karı boşamak kolay” diyerek sert bir cevap vermiştir.

Elli yıl önce Almanya’ya giden Türkler için ana dilde eğitimi bir hak olarak gören başbakan bu coğrafyanın en eski halklarından biri olan Kürtler ve diğer halklar için ana dilde eğitimi birlikteliği bozar diyerek olmayacağını söylemektedir.Daha önce Kürt sorunu vardır bu sorun hepimizin sorunudur, bunu çözeceğiz diyen başbakan için acaba çözüm nasıl olacaktır?Her fırsatta farklılıklar zenginliktir diyen bir başbakan, çözümden bahseden bir başbakan böyle bir isteğe bu kadar hoşgörüsüz olmamalıdır.

Almanya’da, Bulgaristan’da, Kosova’da ve dünyanın diğer coğrafyalarında yaşayan Türkler için ana dilde eğitim diyen, dilinize kültürünüze önem verin diyen başbakan, bu ülkedeki farklı etnik kesimlerin talepleri karşısında takındığı bu tavır ile demokrasi, insan hakları gibi kavramları sadece kendisi için kullanmakta olduğunu bir kez daha bizlere göstermiştir.

Almanya’da Türkçe eğitimi gerekli bulan başbakan, bu ülkenin kurucu ortakları dediği Kürtlerin kendi dillerinde eğitim talepleri için neden bu kadar hoşgörüden uzaktır?

Sürekli olarak insanlık değerlerinden, temel hak ve hürriyetlerden bahseden başbakan kendi ülkesinde neden bunları uygulamak konusunda yetersiz kalmaktadır?Almanya’da ana dilde eğitimi verilen eğitimden en iyi şekilde yararlanma yolu olarak gören başbakan, kendi ülkesinde ana dilde eğitim taleplerini neden birlikteliği bozacak bir istek olarak görmektedir?
Aslında bu soruların tek bir cevabı var demokrasi sadece kendisiyle ilgili konular varken işine geliyor.Gerçek anlamda bir demokrat olmuş olsaydı kendisine böyle taleplerle gelenlere bu kadar hoşgörüsüz olmazdı.Bilimin sınırı olmaz diyen Recep Tayyip Erdoğan farklı zaman ve mekanlarda söyledikleri bu sözler ile çelişkide sınır olmadığını bizlere göstermiştir.Kendini askeri oligarşiye teslim ettiği sürece bu şekilde çelişkiye düşmeye devam edecektir.

Bu Yazıyı Paylaş!

Facebook! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Technorati! StumbleUpon! Twitter! TwitThis
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.