Tavsiye Kitap

kapak-makam-makam-cicegi-ve-bulbul

Kritize Yazarları

İshak Koçer

 Yazarın toplam 43 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (43)

Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon
ishak-kocerGeçtiğimiz hafta gündem oldukça yoğundu, Ergenekon Davası'nda on ikinci dalga operasyonu, hemen sonrasında birçok ilde DTP'ye yönelik yapılan operasyon ve birçok kişinin gözaltına alınması gündemin ilk sırasındaki konulardı. Ancak toplumu çok yakından ilgilendiren bu konuları unutturan başka gelişmeler de var.

Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un Harp Akademileri'nde yaptığı yıllık değerlendirme toplantısı gündemdeki birçok gelişmeyi ikinci plana itti, toplum olarak Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen haberlere kilitlendik. Bizim gibi defalarca darbe, muhtıra, ilerleyen teknoloji sayesinde e-muhtıra görmüş bir ülke için askerlerin ne düşündüğü her şeyden önemlidir. Çünkü biz biliriz ki, oy verip ülkeyi yönetme hakkı verdiklerimiz bile bir noktada askerlerin iki dudağının arasından çıkacaklar kadar ülkeyi yönetebilir. Mecliste olsun ya da olmasın ülkeyi yönetmeye talip olan her siyasetçi "acaba asker ne der?" sorusunu sık sık kendine sorar. Birçok televizyonun canlı olarak verdiği İlker Başbuğ'un konuşmasını böyle bir psikolojide, önümüzdeki dönemde nasıl bir ülkede yaşayacağımızın sinyallerini alabilmek için dinledik.

Genelkurmay Başkanı'ndan birçok insan için duymanın hayalden öte olduğu şeyleri duyduk. Bir asker olmasına rağmen İlker Başbuğ her konuda engin fikirlerini söyledi. Özellikle Türk halkı yerine Türkiye halkı demesi, ölen PKK'lıların ailelerinin acılarından bahsetmesi gerçekten bugüne kadar hiçbir askerden duymadığımız ve duymayı hayal edemeyeceğimiz sözlerdi. Bu sözleri bir açılım olarak değerlendirenler olduğu gibi askeri vesayetin aynen devam ettiğini düşünenler de vardı.

Açıkcası ben askeri vesayetin aynen devam ettiğini düşünenlerle aynı fikirdeyim. Çünkü İlker Başbuğ'un özellikle "Türk halkı" yerine "Türkiye halkı" vurgusu yapması olumlu yönde bir değişim sinyali olarak algılansa da devamında, "Kültürel kimliğin dile getirilmesi ve yaşanması mümkündür. Önemli olan kültürel kimliğin bizi birleştiren üst kimliğin önüne geçmemesidir." demesi aslında hiçbir şeyin değişmediğini gösteriyordu. Çünkü demokratik bir rejimde insanların tercih hakları vardır, devlet insanlara ne bir kimliği, ne de bir fikri dayatabilir. İnsanlar özgür biçimde kendilerini istedikleri gibi ifade ederler. İlker Başbuğ bir yandan Türkiye halkı vurgusu yaparken, diğer taraftan "kültürel kimlikler üst kimliğin önüne geçemez" diyerek anayasının çok tartışmalı 66. maddesine sahip çıkıyordu.

Zaten birkaç gün sonra Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada Atatürk'ün kendi el yazısından verilen örnekle, "İlker Başbuğ'un konuşmasından Türkiyelilik anlamı çıkamaz" denilmiş, ulus devlet yapısına atıfta bulunarak üst kimlik konusundaki kararlılık ifade edilmiştir.

İlker Başbuğ yine konuşmasında "üst ortak kimliği tartışmaya açamayız" diyerek neyi tartışıp, neyi tartışamayacağımızı da belirlemiş oluyordu. İlker Başbuğ'a göre üst kimliğin tartışılması demek, Irak, Lübnan gibi ülkelerin durumuna düşmek anlamına geliyor. Belki Lübnan gibi iç savaş yaşamadık ama yıllardır ülkenin bir köşesinde sürekli ölümler var. Lübnan gibi Irak gibi oluruz diyen İlker Başbuğ için bu ölümler ne anlama geliyor merak ediyorum. Tartışılamayan, konuşulmasına izin verilmeyen kimlikle ilgili sorunların sonucu binlerce insanın ölümü olmuştur ancak İlker Başbuğ hala bazı şeylerin tartışılamayacağını söyleyebilmektedir.

Bütün bunlardan sonra yine bildiğimiz sonuç çıkıyor. Bu ülkede askerler anayasadan ifade özgürlüğüne, demokrasiden kimlik tartışmalarına kadar her konuda siyasete müdahale edebiliyor. Böyle bir ülkede neyin tartışılabileceğine askerler karar verebiliyor, İlker Başbuğ Lübnan, Irak gibi oluruz diyor ama askerin siyasetin içinde olduğu bir ülke olarak hukuk devletide olamıyoruz. Böyle bir ülkede egemenlik millete ait olamıyor. Darbe dönemlerini gören halk ise ölümü görüp sıtmaya razı olurcasına bugününe şükrediyor.

Bu Yazıyı Paylaş!

Facebook! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Technorati! StumbleUpon! Twitter! TwitThis
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.