| İkinci Grup'tan AKP'ye "Türkiye'de Muhalif Olmak" |
| Yazan İshak Furkan | |
| Pazartesi, 19 Mayıs 2008 | |
|
Aslında bu yaşadıklarımız şaşırtıcı değil, bu topraklarda sistem muhaliflerini her dönemde tasfiye etmesini bilmiştir.Bu kimi zaman darbelerle, kimi zaman muhtıralarla, kimi zaman yasaklarla olmuştur. Resmi ideolojinin bize öğrettiği tarihe inanacak olursak bu topraklara demokrasi 1923’te gelmiştir.1923 öncesinde bu topraklarda demokrasi olmadığı doğru ama, sonrasında da demokrasi olmadı bu topraklarda.Fikret Başkaya’nın ifadesiyle 1923 sonrasında padişahın yerini ulu önder, sarıklı ulemanın yerini de kravatlılar almıştır.Görüntü değişse de içerik aynı kalmış halkın yönetime katılması bir kandırmaca olmuştur. Geriye dönüp bakacak olursak, ilk meclisten bu yana muhalif olmak her zaman cezalandırılmıştır.23 Nisan 1920’de açılan ve Kurtuluş Savaşı boyunca görev yapan ilk mecliste iki grup oluşmuştur.Mustafa Kemal’in etrafında toplananlara Birinci Grup, Trabzon milletvekili Ali Şükrü Bey’in etrafında toplananlara da İkinci Grup denmiştir. İkinci Grup meclisin muhalif kanadı olmuş, Mustafa Kemal’e karşı oldukça sert eleştiriler yapmıştır.Dindar insanların ağırlıkta olduğu İkinci Grup Hilafet yanlısı bir tutum almıştır.Grubun liderlerinden biri olarak kabul edilen Ali Şükrü Bey, mecliste Mustafa Kemal’e karşı en sert eleştirileri yapan kişi olarak bilinir.Özellikle Lozan konusunda çok sert eleştiriler yapmış, diplomat olmamasına rağmen İsmet İnönü’nün Lozan’da Türk heyetine başkanlık yapmasına karşı çıkmıştır. Ali Şükrü Bey muhalefeti o kadar sert yapmıştır ki, Mustafa Kemal ile aralarında çok sert tartışmaların yaşandığı, birbirlerinin üzerine yürüdükleri söylenmektedir.Maalesef Ali Şükrü Bey muhalif olmanın bedelini ağır bir şekilde ödemiştir.Mustafa Kemal’in muhafız kıtası komutanı olan Topal Osman tarafından işkence edilerek öldürülmüştür.Ali Şükrü Bey’in ölümü ilk siyasi cinayet olarak bilinir ama son olmamıştır. Egemen sistem muhalifleri ve değişim isteyenleri kimi zaman öldürerek, kimi zaman yasaklar koyarak tasfiye etmeye devam etmiştir.Zamanla Topal Osman’ın yerini darbeciler almıştır.Türkiye’de sistemi değiştirme, iddiasında olan herkes sistem tarafından ezilmiştir.İşte bu darbeciler 1960, 1971, 1980, 1997 yıllarında statükoyu devam ettirmek için halk iradesini yok saymıştır.Çarpık düzenin devamı için başbakan, bakanlar idam edilmiş, yönetime el konulmuştur. Maalesef Türkiye için darbe dönemleri geçti diyemiyoruz, çünkü hala 1930 model bir Türkiye isteyenler mevcut.Dünyanın değiştiğini ve bu değişimin Türkiye’yi de etkilemesini hazmedemeyen güçler bütün güçleriyle statükonun devamı için uğraşmaktalar. Dün darbelerle, işkencelerle statükoyu devam ettirenler bugün 367 skandalı ile, e-muhtırayla, parti kapatmalarla yoluna devam ediyorlar.Maalesef onların yolu ülkenin dünyadan kopması ile sonuçlanıyor. Geçmişte yaşananlar akla gelince AKP’nin kapatılmak istenmesi hiç şaşırtıcı değil bence.Cılızda olsa demokrasi yolunda olumlu adımlar atan AKP yine de her şeye rağmen şanslı sayılır.Çünkü Ali Şükrü Bey’in, Adnan Menderes’in başına gelenler hatırlanınca AKP’nin yaşadıkları çok normal gözüküyor. Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 431 Trekbek(0)
Yorum Ekle!
Etiketler: akp mustafa kemal ali şükrü bey adnan menderes kurtuluş savaşı tbmm siyasi hareket trabzon 23 nisan 1920 hilafet lozan ismet inönü türk muhalefet resmi ideoloji ulu önder fikret başkaya topal osman demokrasi |







































