| HA-KAN-ŞÜ-KÜR |
| Yazan Erkan Yılmaz | |
| Perşembe, 03 Temmuz 2008 | |
|
Şimdi sesi soluğu çıkmıyor. Türkiye'nin yetiştirdiği en kariyerli futbolcu sırf hatır gönül için bile olsa bir sene daha Galatasaray'da tutulmadı. Aynen Bülent Korkmaz'a yapılan gibi küskün ayrıldı kral. Çok güzel başlayan, zirveye kadar çıkan ve 37 yaşında dahi, yaşına kıyasla mükemmel devam eden bu futbolcunun kariyeri şimdi Galatasaray camiasının sorumsuzluğu ile bozulacak. Belki saçma sapan bir Katar takımında, belki bir Amerikan takımında devam edecek kral. Hakan Şükür mevzusu Türkiye'yi laiklik gibi, Türk-Kürt milliyetçiliği gibi bölen bir mevzudur. Yıllardır tartışılagelir. Çeşitli genel görüşler vardır. Bir kısmı Hakan Şükür hayranıdır. 50 yaşına kadar oynasa, ilk 11'de oynamalıdır der. Bir kısım görüşe göre ise Hakan kazmanın önde gidenidir, Galatasaray'ın ve Milli Takım'ın başından savılmalıdır. Gençlerin önünü tıkamaktadır. Bir başka genel görüş ise, Hakan'ın artık vadesinin tamamladığı, ama vefa borcu olarak takımda tutulması gerektiğidir. Futbol, profesyonelliği gerektirir. Bu yönüyle duygulara yer yoktur. Öyle olmasaydı Ronaldinholar, Messiler yetişmezdi, ortaya çıkamazdı. İyi olan hemen bir adım öne geçer. Ama, her ülke için, her takım için sembol haline gelmiş isimler vardır. Alan Shearer gibi, Zidane gibi, Hagi gibi, Baggio gibi, Maldini gibi... Bunlar en azından "vefa duyulması gerekenler" sınıfına girmelidirler. Türkiye'de altyapıdan zehir gibi santraforlar yetişiyor olsaydı ve her 5-10 yılda bir Hakan Şükür ayarında futbolcular yetişiyor olsaydı salla gitsin derdim Hakan şükür'ü. Hakan Şükür, gençliğindeki gibi 30-40 gol atamasa da, bazı özelliklerden hiç bir şey yitirmemiştir. Bir kere, 37 yaşında bir futbolcu için, yani nerden baksanız 20 yıldır profesyonel biçimde futbol oynayan birisi için, hala oldukça güçlüdür. Onca sakatlığa rağmen takımını yalnız bırakmamıştır. İkincisi ilginç bir biçimde yaşlanmasına rağmen futboluna bir şeyler koyabilmiştir. Pas tamamlama oranı çok yüksektir. Bu pasların tamamı da kısa ve basit, Aurelio tipi paslardan ibaret değildir. Türkiye ligi gol kralının 17 gol atabildiği bu ligde 37 yaşında iken 11 gol atmış bir isimdir. Kıyaslamak yanlıştır ama Semih Şentürk ile kıyas etmeye kalksak şöyle bir durum ortaya çıkar. Hakan kafa vuruşlarında daha etkilidir bu yaşına rağmen. Fiziği daha kuvvetlidir. Hızı daha düşüktür ya itibariyle. Son vuruşları da Semih'ten kesinlikle düşüktür. Oyuna etki bakımından, geçmiş yıllara nazaran düşme olsa da, hala çok iyi durumdadır. Sorun nedir peki, neden bu kadar eleştiriliyor? İki türlü sebep var. Birincisi özel hayatıdır. Fethullah Gülen'e sempati duyuyorumla başlayan cümleleri sonrası gelişen ve malum "seksi fotoları için tıklayınız" gazetelerinin verdiği bilinçli uğraşlar çok etkili olmuştur. İkinci etki ise, Hakan şükür'ün son vuruşlarının kuvvetli olmamasıdır. Bir santraforun en önemli özelliği bitiriciliğidir. Hakan şükür bu yönüyle çok çektirmiştir gerek Galatasaray, gerek milli takım seyircisine. Ama her seferinde de kendisini affettirmiştir. Atamasa da attırmıştır. Gol krallığı yaşadığı senelerde aynı zamanda asist krallığını da yaşayarak tek kelimeyle "oha" dedirtmesini bilmiştir seyircilere. Kazmalık mevzusuna gelince... Öyle golleri var ki, öyle teknik dolu, öyle akıl isteyen, öyle tarihe geçen golleri var ki... Kazma diyen ayıp etmiş olur. Sorun şu. Hakan Şükür yüksek bir bitiriciliğe sahip değildir. Bu kazmalıktan ziyade karar verme, soğukkanlılık yetisi ile alakalı bir mevzudur. Zaten kendisi de bir çok ropörtajında "köşeye vurup şık bir gol atmak isterken golü kaçırıyorum" şeklinde beyanatlar vermiştir. Gelelim Euro 2008'de Milli Takım'a alınmamasına. Turnuva kadrosunda forvetlerimiz şunlardı: Nihat, Mevlüt, Semih, belki Tuncay'ı da sayabiliriz. Bir kere Nihat santrafor değil. Elimizdeki tek pivot Semih idi. mevlüt ise bilinmez bir kutuydu. İdeal 11'de Semih olsa dahi, bilinmiyen bir kutu olan Mevlüt yerine, yedek olarak Hakan Şükür o kadroyu hakediyordu. Gerek takım üzerindeki otoritesiyle, gerek tecrübesiyle bunu hakediyordu. Yedek kulubesinde oturan bir Hakan Şükür her zaman karşı taraf için bir korku unsudur. Biz 35'lik Koller hakkında ne düşünüyorsak, yabancıların gözünde Hakan şükür'de odur. Hep anlatırım arkadaş ortamında. İnternetin yeni moda olduğu dönem. İCQ net adresinde yabancılarla chat yapmak en büyük zevkimiz. Tanıştıklarıma sorduğum klasik sorular var. "What do you know about Turkey?" Yani Türkiye hakkında ne biliyorsun diye soruyorum. Bir çoğundan aldığım cevap "hiçbir şey" oluyordu. Ortaokul çocuğuyum henüz, algılayamıyorum. Nasıl olur da bir Amerikalı Türkiye'yi bilmez. Ya da bir Honduras'lı. Türkiye'yi biliyorum diyenlerin de abartmıyorum %99'unun söylediği 2 kelime var. Birisi İstanbul, diğeri Hakan Şükür. Bu olay en azından 50 kişi ile başıma gelmiştir. Hakan şükür bizim için bir değerdir. Bizim Alan Shearer'ımızdır. Bülent Korkmaz da bizim Maldini'mizdir. Ama biz bunların kıymetini bilemedik. Daha doğrusu camialar bilemediler. Şimdi Hakan Şükür aslında çok büyük bir riski göze alıyor. Futboluna devam etmese ve jübile yapsa, zirvede bıraktı diyebilecektik. Ama bu yaşına rağmen devam ederek bir kez daha kendini kanıtlamaya çalışacak. Benim bunu başaracağına inancım tam. Çünkü böyle özel futbolcular kolay yetişmiyor. Bu kadar uzun süre zirvede kalabilmek çok büyük bir azim ve hırs isteyen bir iştir. Hakan Şükür hırsıyla bir kez daha ona ayıp edinlerin yüzünü kara çıkaracaktır. Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 177 Trekbek(0)
Yorum Ekle!
Etiketler: hakan şükür galatasaray milli takım efsane golcü kazma goller fetullah gülen torinolu şaban dünya yıldızı uzun boylu santrafor usta frikik euro 2008 |
|
| Son Güncelleme ( Salı, 19 Ağustos 2008 ) |








































.........