Federal Devlet - Üniter Devlet
Yazan Ahmet İhsan   
Perşembe, 24 Ocak 2008
Gerek yeni anayasa hazırlığı çerçevesinde Kemalist kesimin Ergun Özbudun gibi liberal bir anayasa hukukçusu tarafından hazırlanan taslağa karşı klasik “devletin üniter yapısına zarar veriyorlar” nidaları, gerekse mecliste yer edinmiş DTP’li vekillerin ‘Kürdistan’ şeklinde dile getirdiği beyanatlar ‘Federal Devlet’ sistemini yeniden gündeme taşıdı.


Liberalizm’in “küçük güzeldir” anlayışının Federalizm’i öngörmesi devletçi, milliyetçi ve militarist kesim tarafından “liboşlar ülkeyi bölmek istiyorlar” olarak algılanadursun gelin biz gerçekte federal devletin ne olduğunu ufak çapta inceleyelim…

Federal devlet; kendi içlerinde belli bir özerkliği koruyarak iki veya daha fazla devletin aynı merkezi iktidara tabi olmak suretiyle oluşturduğu bir devlet topluluğudur. Federal devleti oluşturan her bir devlete de federe devlet (günümüzdeki kullanımıyla eyalet) denir. Federal devlet ve federe devletler ayrı tüzel kişiliklere sahiptir.

Federal devletlerde iki ayrı hukuki düzen vardır. Bunlardan biri federal devletin hukuk düzeni, bir diğeri de her bir federe devletin kendi içerisindeki hukuk düzeni. Federe devletlerin hukuk düzenleri, hakimiyetinin olduğu bölgelerde; federal devletin hukuk düzeni ise tüm ülkede geçerlidir. Bir federe devlet, federal devletin hukukuna aykırı hareket de edememiş olur bu durumda. Söz konusu hukuk düzenindeki farklılık, erklerde de mevzu bahistir. Yani federal devletin tüm ülkeyi kapsayan yasama, yürütme, yargı erkleri mevcuttur; bunun dışında her bir federe devletin kendi içinde yasama, yürütme ve yargı erkleri mevcuttur.

Federasyonlarda iki türlü meclis sistemi de bulunur. Her bir eyaletin kendi meclisi vardır, aynı zamanda federal devletin de meclisi söz konusudur.

Üniter devlet ise devletin, ülke, millet ve egemenlik unsurları; yasama, yürütme ve yargı organları bakımından teklik özelliği gösteren devlet şeklidir. Yani üniter devletlerde devleti oluşturan tüm unsurlar tektir. Merkeze bağlı yasama, yürütme, yargı organları bulunur. Hukuk düzeni tektir, merkeze bağlıdır, tek bir meclis vardır. Devlet kutsaldır, bölünmez bir bütünlüğe sahiptir.
Federal devletlere örnek olarak  ABD, Almanya, Kanada, İspanya gibi örnekler verebiliriz. Üniter devletlere örnek olarak da Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Fransa, Japonya gibi ülkeler gösterilebilir.

Federal sistemlerin öncelikli amaçlarını devletin üzerindeki yükü hafifletmek, ülkeyi eyaletlere ayırarak yönetimi kolaylaştırmak, ülkenin ücra köşelerine yetişemeyen devlet otoritesini paylaşarak daha geniş alana yaymak, vergi toplama ve vergileri yeniden halkın hizmetine sunmada hızlı ve ihtiyaca uygun harcamalarda bulunmak olarak sıralayabiliriz. Bunların dışında yöreye ait gelenek ve göreneklerin, toplumsal ve sosyo-kültürel durumun o yörenin bağlı bulunduğu eyaletin hukuki düzenlerinde gözönünde bulundurulması da kaçınılmazdır. Bu da hukukun halkın istek ve ihtiyaçları doğrultusunda yapılmasına olanak tanır.

Yerinden yönetim anlayışının hakim olduğu federal devletler konusundaki en büyük yanılgı da bu devlet biçiminin –salt ABD’deki sistem gözönüne getirilerek– ‘Başkanlık Sistemi’ni beraberinde getirdiği düşüncesidir. Oysa ki devletin bir başkan tarafından yönetilmesi veya parlamento ile yönetilmesi bir hükümet biçimidir, üniter veya federal sistemler ise devletin var olma biçimleridir. Bir devlet üniter olabildiği gibi başkanlık/yarı başkanlık sistemi ile yönetilebilir, Fransa’da olduğu gibi. Ya da federal bir devlet, parlamenter rejimle yönetilebilir. Bunun örneği de Almanya’da mevcuttur.

Bir özelliğimiz de sevgili okurlar, her şeyi tabulaştırıyoruz. Resmi ideolojiyi, kurumları, hatta fikirleri… Unutmamalıyız ki tüm bunlar, insanlığa hizmet etmek için varlar. İnsanlık bunlara hizmet etmek için var değildir… Bir görüşün dile getirilmesine tahammül edememek, konuşulmasını/tartışılmasını dahi yasaklamak o görüşün yanlış olduğunu değil, o görüşe karşı çıkacak materyalimizin eksik olduğunu gösterir.

Üniter devleti tabulaştırmamalıyız, ancak Türkiye’nin şu aşamasında da bir devlet sisteminin değiştirilmesi söz konusu olamaz. Buna karşın bölgeler –iller– arasında  bir rekabet unsurunun oluşması da  gelişimdeki hızlanmayı üst düzeye çıkartabilir.


Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Digg! Reddit! Del.icio.us! JoomlaVote! Google! Live! Facebook! Slashdot! Netscape! Technorati! StumbleUpon! MySpace! Spurl! Wists! Simpy! Newsvine! Blinklist! Furl! Fark! Blogmarks! Yahoo! Smarking! Netvouz! Mister-Wong! RawSugar! Ma.gnolia! Squidoo! FeedMeLinks! BlinkBits! Tailrank! linkaGoGo! Cannotea! Diigo! Faves! Ask! DZone! Swik! ShoutWire! MyLinkVault! BlogRolling!
Trekbek(0)
feed15 Yorumlar
İshak Furkan
Ağustos 01, 2008
88.226.18.192
Oylama: +1

Zaman zaman toplumun değişik kesimlerinin özellikle de Kürt'lerin federalizm talepleri olmakta. Mevcut durumdan memnun olanlar federalizm ile ilgili talepleri bölücülük olarak değerlendirmekte, zaten bu konuda fikir sahibi olmayan halkımızı yanıltmaktalar.

Federalizm bölünme değil, birlikteliği devam ettirek yönetimin merkeziyetçilikten arınmasıdır. Dünyada bunun örneği olarak, ABD, Rusya, Almanya, Kanada, Belçika, Suudi Arabistan verilebilir. Federalizm ile yönetilen ülkelerde bölünme korkusunun yerini toplumun bütün kesimlerinin yönetime katılması alır.

Federalizm uygulanırsa bölünürüz diyenler, 85 yıldır adam akıllı bir birlikteliğin neden sağlanamadığını düşünmelidirler. Federalizm bölünmeye sebep olmaz, bölünmeye sebep toplumsal adaletsizliktir. Adaletsiz bir toplumu federal ya da üniter hiçbir sistem bir arada tutamaz.

"Yerler ve gökler adaletle ayakta durur"
çünkü.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Ahmet İhsan
Ağustos 01, 2008
81.214.154.130
Oylama: +1

federal devlet sistemine en gözde ve popüler örnek olarak abd'yi gösterebiliriz. "bölünecek bunlar, soros-ab-abd türkiye'yi federalizmle bölmek istiyor" şeklinde saçmalayanlar hem federalizmin siyasal terminolojisinden hem de siyasal tarih bilgisinden yoksundurlar.

şimdi bu gözde örnek olan abd'yi ele alalım. orada da abraham lincoln zamanında bir iç savaş gerçekleşmişti. savaşın nedeni kuzey eyaletlerinde köleliğin kaldırılması ve başkan adayı abraham lincoln'ün başkan seçilirse tüm abd'de köleliği yasaklayacağı vaadiydi. bu durum tarımla geçinen güney eyaletlerini tedirgin ediyordu. çünkü güney eyaletler tarımla geçiniyordu ve tarlalarda çalıştırılmak üzere afrikadan on binlerce köle getirilmiş ve getirilmeye devam ediliyordu. neticede lincoln başkan seçildi ve köleliği kaldırdığını ilan etti. bunun üzerine 11 güney eyaleti abd'den ayrıldıklarını ve ayrı bir federe devlet kurduklarını duyurdu. bu iki devlet arasında kısa süre sonra iç savaş patlak verdi. kuzeyde lincoln, güneyin başında ise amerikan halk kahramanı olan jefferson davis vardı. büyük savaş sonucunda kuzeyliler büyük üstünlük sağladılar ve amerika tekrar birleşti. bu durum hiç bir federe devletin kendi arzusuyla birlikten ayrılamayacağını da ispatlamış oldu.

nitekim o gün bugündür abd'de federal sistem bihakkın sürüp gidiyor.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 01, 2008
78.181.31.235
Oylama: +0

bu konu hakkında bir iki kelam etmek isterim.öncelikle örnek verdiğiniz federal devletlerin bu yapısı,adalet,gelir paylaşımı vs. gibi nedenlerden değil,tarihi nedenlerden gelir.örnek abd yi kuran 13 farklı devlettir.zaman içinde bu sayı 50 ye ulaşmıştır.bu katılımlar fetih şeklinde değil,yeni devletin birliğe katılması şeklinde olmuştur.o halde 50 farklı devletin bir arada tutulması için federalizm tabii ki ideal çözümdür.keza avrupa devletleri,yıllarca binlerce prenslik,düklük,kontluk vs. olarak küçük küçük farklı devletler halinde yaşamışlar,birlikten kuvvet doğar ilkesi gereği,birliği sağlamak için federal sistemi tercih etmişlerdir.
bizdeki duruma bakarsak,anadolu,bazı kesintiler hariç,büyük iskender sonrası dönem ve anadolu türk beylikleri dönemleri hariç,yaklaşık 2500 yıldır tek merkezden yönetilmektedir.bu uzun dönem içinde hiç bir vakit,trabzonlu kendini diyarbakırlıdan,afyonlu,adanalıdan,tokatlı karslıdan farklı bir ülkeden görmemiştir.avrupa da komşu şehirler birbirlerinin ismini düşmanla eş anlamlı kullanırken,bu topraklarda birlikten,kardeşlikten başka bir şey söylenmemiştir.sorunlar elbette olmuştur,fakat birlikten yana bir sorun olmamıştır.
avrupa birliğindeki anayasa tartışmaları neden hiç bizde gündeme gelmez.mesela fransa,her bölgenin kendi idaresi,kendi bayrağı olmasına karşıdır.çünkü üniter yapısını korumak istemektedir.madem federalizm,adalet,gelir paylaşımı,herkesin yönetime katılmasıdır,ve biz buna körü körüne karşı çıkıyoruz,fransa gibi batı dünyasının merkezindeki bir ülke niye karşı çıkıyor?çünkü avrupa nın tek güçlü üniter devleti ve tarih boyunca bunu sağlayabilmiş tek devleti.niye bu güçlü birliğini bozsun?fransa gibi üniter devlet olan türkiye bunu hiç konuşmuyor ve bodoslama avrupa birliği diyor.

velhasıl,batı da uygulanıyor,bizde de uygulanabilir düşüncesi,tarihi gerçeklikten uzaktır.küçük olan güzeldir,doğrudur ama bir olan kuvvetlidir.

burda amaç,kürt sorununa çözüm getirmekse,bu sorun üniter yapı içinde çok rahat çözülebilir.federalizm,bunun için gerekli değildir.eğer biz osmanlı milletler sistemini güncelleyebilir,kıyafetine varana kadar farklılıklarını ortaya koyan insanları,aynı şehirlerde,aynı mahallerde tekrar yaşatmayı başarabilirsek,sorun falan kalmaz.bu şimdiye kadar en iyi bu topraklarda uygulandı.eğer kendimize model arıyorsak,en iyi,en uygun model yine bu toprakların değerlerindedir.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Ahmet İhsan
Eylül 01, 2008
78.187.36.195
Oylama: +0

burada amaç türkiye'nin üniter yapısının yanlış olduğu ve federal sisteme geçilmesi gerektiği yönünde bir görüş belirtmek değil, federal devlet sistemini tartışmaya açmaktır. konunun konuşulmasının dahi yasak ilan edildiği, anayasanın değişmez olan 2. maddesinde bir tabu haline getirilmiş olan "üniter devlet" düşüncesini de eleştirilere açmaktır.

ayrıca italya tarihine baktığımızda avrupa'da en çok prensliğin ve feodal yapıların (bunda katolik kilisesi papalığının italya'da bulunmasının payı da yadsınamaz) bu ülkede olduğu görülmektedir. buna karşın -machiavelli'nin de büyük çabalarıyla- italya siyasal birliğini sağlamış ve halen bu birliği sürdürmektedir. yani prensliklerin ve küçük federe birliklerin çok fazla olması da federal devlet için bir mazeret değildir aslında.

üniter devletin kanımca en büyük eksisi bu devlet sisteminin faşist yönetim biçimlerine kapı açmaya büyük imkan sağlıyor oluşu. nitekim ispanya, almanya, italya ve hatta türkiye bir dönem faşist idarecilerce yönetilmiştir. bunda üniter devletin "yönetimin merkezden sürdürülmesi"nin etkisi çok çok büyüktür.

hasılı üniter devlet sürmeli, ancak tabular kesinlikle olmamalıdır kanısındayım.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 02, 2008
78.191.164.138
Oylama: +0

seninde dediğin gibi,italya binbir güçlükle birliğini sağlamıştır.daha önce de dediğim gibi küçük olan güzeldir,ancak bir olan kuvvetlidir.onlar da daha kuvvetli olmak için bir olmayı tercih etmişlerdir.
benim tabu olsun diye bir derdim yok,ancak mesele kürt sorunu temelinde tartışıldığı için,amaç çözüm bulmaksa,bunun doğru çözüm olmadığını ortaya koymaya çalışıyorum.eşeğin aklına durduk yere karpuz kabuğu düşürmenin alemi yok.çözüm üretmekten ziyade,büyük sorunlara yol açacak,bu topraklarda çok temelsiz kalacak bir sistem olarak görüyorum federalizmi.gerekçelerimi de belirttim.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Erkan Yılmaz
Eylül 02, 2008
85.106.145.182
Oylama: +0

osmanlı üniter miydi? sanmıyorum. federal bir devlet yapısı var diyebilir miyiz emin değilim, ancak yerel yönetimlerin etkisi çok büyüktü. özellikle büyük parçalar üzerinde etkili valiler vardı. örneğin hep anlatılan aklımızda kalan kavalalı mehmet ali paşa, mısır valisi. ne kadar etkisi olan bir adamdı ki, isyan etti.

üst bir güç vardı, merkezin kuralları vardı, ama iç işlerine müdahale edilmezdi. ayrıca örneğin yahudi mahalllerinde yahudiler istedikleri gibi yaşayabilirlerdi. bu merkezde dahi böyleydi.

yüzde yüz emin değilim, budur diyemem ama, sanıyorum osmanlı'nın federal bir yapıda olduğunu söylemek yanlış olmaz. düşününce şu anki fedral devletlerle büyük ölçüde benzeşiyor.

velhasıl üniteri-federali işin içine katmasak bile, yerelleşme düzeyi osmanlıda çok yüksekti. bunda etkili olan o dönemdeki ulaşım ve teknik, bürokratik eksikler de olabilir. ama osmanlıda durum buydu.

Bence Türkiye, üniter devlet yapısını bozmamalıdır. Tartışılması gereken şey, federal devletten önce yerel yönetimlerin yetki kapsamı ve görevleri olmalıdır.

yerelleşme düzeyimizi artırmadan AB'yi de hayal olarak görebiliriz. Zira bu konuda ciddi yeterlilikler istiyorlar.

Bir de şu an Türkiye'de de denenmekte olan katılımcı bütçe çalışmaları var. Bunlar güzel şeyler. Merkezle taşra arasındaki yetki ve görev paylaşımı anlayışı bir gün mutlaka değişecektir. Bütün dünyada sistem bu yönde evriliyor zira.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 02, 2008
78.181.26.242
Oylama: +0

osmanlı idare sistemini federalizmle açıklayamayız.osmanlı tarihteki 3 üncü roma imparatorluğudur.klasik bir imparatorluktur.üstelik modern devletlerle bir arada uzun süre yaşamayı başarabilmiş tek klasik imparatorluktur.merkezi bir imparatorluktur.selçuklular gibi değildir.yerel yönetimler etkilidir,ancak mutlak bir merkezi idare vardır her daim.
dinlerine göre insanlar kompartımanlara ayrılmıştı.buna osmanlı-daha doğrusu roma-milletler sistemi diyoruz.her insan,kendi milletinin kurallarına göre yaşardı.bugün korkulan ekümenik kavramı,evrensel demektir ve fener-rum ortodoks patriğinin dünyadaki tüm ortodoksların başı olduğunu ifade eder.her ortodoks,idari ve hukuki anlamda patrikhane ye bağlıdır.yahudiler,müslümanlar,katolikler vs. uzar gider.
ancak,bunların hepsi aynı ülkenin vatandaşlarıdır.hepsi en tepeye kadar çıkma fırsatına sahiptir.hakim güç,müslüman türkler olarak görünse de,devletin zirvesine baktığımızda herkese yükselme fırsatı verildiğini görürüz.üstelik yükselenler,nereden geldiklerini de unutmazlar.mesela osmanlının belki en meşhur sadrazamı,sokullu mehmet paşa nın ailesi sırpların büyük bir ortodoks papaz ailesidir.kardeşi sırbistan eyaleti başpiskoposudur.oğullarını gönül rızasıyla saraya vermişlerdir.sokullu,sadrazamlığı döneminde de ailesiyle görüşür ancak samimi bir müslümandır.
neyse konu saptı;asıl mesele buna federalizm denmez.benim söylediğim tek merkez meselesi ise osmanlı merkezi idaresidir.türkiye topraklarında dediğim dönemde özerk bir idare dahi yoktur.bu toprakların insanları her daim,aynı ülkenin,aynı merkezi yönetimin eşit vatandaşları olmuşlardır ve bugün de olması gereken budur.
bölgelerimiz arasında gelir adaleti sağlanmalıdır,ancak bu sadece yerelleşmeyle olmaz.her bölgenin ekonomisi aynı büyüklükte değildir ve burda adaleti sağlamak için yine merkezi bir idareye ihtiyaç vardır.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Ahmet İhsan
Eylül 02, 2008
78.187.36.195
Oylama: +0

olaya özgürlükler bağlamında baktığımızda yeni sistemleri de tartışmaya açabiliriz. mesela korporatif federalizm. buna göre bir devlet topraklarında yaşayan ırkların veya dinsel gruplara ait özel yasaların bulunması. mesela müslümanlar için şer'i mahkemeler, hıristiyanlar için kilise mahkemeleri sekülerler için kendi yargı makamları. bu durumda kim hangi gruba, değer yargılarına aidiyet hissediyorsa o değer yargılarına tabi olmakla mükellef hale gelebilir. buna örnek olarak da ispanya'da bask bölgesi ve büyük britanya'daki galler prensliğini verebiliriz.

bu sistem türkiye'de mikro düzeyde uygulanabilir mi? bunun hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Said Bahadır
Eylül 02, 2008
85.98.132.133
Oylama: +0

ben düşüncemi söyleyeyim, uygulanamaz! türkiyede değil böyşe korporatif federal mahkemeler, bahsettiğin "birinin hangi gruba, değer yargılarına aidiyet hissediyorsa o değer yargılarına tabi olmakla mükellef olması" bile hayaldır. Çünkü türkiyede herkes türktür. olmasa bile türktür. kendini türk hissetmesi yeterlidir bunun için. dini islamdır ve sünnidir. bir tek değer vardır o da atatürk milliyetçiliğine bağlı, laik, dindar ama dinini devletin öğrettiği şekilde yaşayan, kısacası resmi ideolojinin kapsamındaki değerler.

bunun uygulanabilirliğini geçtim, azınlık olarak bile hristiyan olunması, hristiyan değerlerinin benimsenmesi, yahut ermeni olunması kabul edilemez. öldrülmeleri gerekir. (dink cinayeti ve rahip katliamlarını hatırlayalım) "ne yapalım canım ermeni olmasaymış o da" daha makul, daha etik bir anlayıştır türkiyede.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 02, 2008
78.191.142.33
Oylama: +0

saidin söyledikleri,bu toprakların karakteri değil,bu topraklara zorla giydirilmeye çalışılan elbisedir.üzerimize olmadığı da aşikardır.her yanı patladı bu elbisenin.
ahmetin söyledikleri ise tarihçilerin osmanlı,daha doğrusu roma,milletler sistemi dediği şeydir.bunu elbette türkiyenin aydınları tartışarak günümüze uygun hale getirebilir.ancak bu laiklik dahil,bir çok şeyin yerinden oynaması demektir.zor işler bunlar.avrupa asırlarca rönesansla,reformla uğraştı doğruyu bulmak için.tam da bulduğu söylenemez.bizim bir rönesansımız olmadı.biz hep taklitçilik yaparak sorun çözmeye çalıştık.bizim bu saatten sonra yapmamız gereken bize özgü,kendi gerçeklerimize uygun modeller oluşturmaktır.
örneğin ilber ortaylı diyor ki" müslümanlıkta ve yahudilikte laiklik olmaz.her iki din de insanların 24 saatini,devletle ilişkilerine varana kadar belirler.bizim laikliğimiz,olsa olsa bilimselliği ön plana almak şeklinde olur.bunun için model yoktur.bu bize özgü bir laiklik olabilir"

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
Erkan Yılmaz
Eylül 03, 2008
88.231.218.40
Oylama: +0

ilber ortaylı büyük adam. başka bişi demiycem yeterli.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 03, 2008
88.224.151.37
Oylama: +0

bu konuda bir kaç kelam da ben etmek isterim... efendim yukarıdaki tüm yorumları okudum. şahin beyin yazısını okurken sanki kendimi ortaylı hocanın kitabını okuyormuşum gibi hissettim. (ki bu benim için güzel birşeydir.)

her ne kadar da osmanlı yönetim biçiminin bir ideal teşkil etmediğini öngörsem de şahin beyin neden osmanlı yapılanmasının federatif olmadığını ispat etmeye çalıştığını doğrusu pek anlayamadım. öncelikle osmanlının merkezde dahi bir hukuk birliği içerisinde olmadığını hepimiz biliyoruz. demek ki merkezden uzak mahalli birimlerde de merkezden uzak bir hukuki yapı var.

farzedelim ki bu yeterli bir veri değil diyelim. günümüzde amerika, kanada, almanya, ve ispanya gibi federasyonla yönetilen ülkelerin merkezi yapı haricinde bir orduya sahip olmadığı aşikardır. lakin osmanlıda durum başkadır. kavalalı mehmet ali paşanın meşru bir ordusu vardır. üstelik bu ordu, mehmet ali paşanın nev-i şahsına münhasır bir vakıa olmasından vabeste değildir. alemdar mustafa paşanın da ordusu vardır. ve aslen merkeze ait olmayan bu askeri yapılar savaş zamanı merkezle birlikte hareket eder.

bir diğer husus da vergi meselesidir. bu mahalli birimler kendi vergilerini kendileri toplar. ne kadar toplandığına da merkezi yapı hiç mi hiç karışmaz. önemli olan merkezin payının (oransal ya da sabit olarak) düzenli bir şekilde verilmesidir. ben hatırlayamadım ama şahin bey hatırlayacaktır. ortaylı hocanın kitaplarından birinde mehmet ali paşanın mısır valisi olmadan önce toplanan yıllık vergi tutarı ile vali olduktan sonra alınan vergi tutarı belirtilir. ve bu farkın dramatik yönü de aktarılır ya, meselemiz o değil... neyse ne diyordum; atanan valilerin mali konularda da bir bağımsızlığı vardır.

demek ki osmanlı imparatorluğundaki merkezden uzak mahalli yapılar, federatif bir zihniyetle yönetiliyordu.

Ama unutulmaması gereken bir husus da şudur; osmanlıda federasyon vardı ammaaa bu yapı mutlakiyet içinde mündemiçti. yani, işaret etmek istediğim husus şu; mutlakiyet içindeki muhtariyet ile demokrasi içindeki federasyon farklı uygulamarı da beraberinde getirir.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 03, 2008
88.224.151.37
Oylama: +0

yazarımızın tartışmaya açmış olduğu "korporatif federalizm" meselesi de önemli bir husustur. benim meseleye bakışaçımı ise, iskoç aydınlanmacıların literatüre kazandırmış olduğu "common law" perspektifi şekil vermektedir. yani bana göre korporatif federalizm liberal demokrasilerde çok çok "sözleşme özgürlüğü" çerçevesinde değerlendirilmelidir

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
gencozkan
Eylül 03, 2008
88.224.151.37
Oylama: +0

bu arada federalizm, bizim için pratik bir yöntem değildir. ama tartışılmasının yararı, yadsınamayacak kadar da önemlidir. ayrıca hiçbir eşşeğin aklına da karpuz kabuğu falan düşmemektedir. çünkü ortada eşşek de yoktur. kedi de yoktur. köpek de...

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!
sahinkurt
Eylül 03, 2008
78.191.163.156
Oylama: +0

osmanlı idare şekline federalizm denmesine karşı çıkmamın esas sebebi,doğu dünyasına ait bir durumun,batı dünyasına ait kavramlarla açıklanmaya çalışılması.bizim ciddi bir aydınlanma çağımız olmadığı için,kavramların çoğu batı dünyası tarafından üretilmiş ve doğal olarak onların durumlarını ifade etmek için üretilmiştir.bu sebeple bu kavramlar bizim özellikle geçmişteki durumlarımızı çok dolu ifade etmiyor.vurgulamak istediğim buydu.

tüm ordunun merkeze ait olması,ulus devletlerle başlıyor zannediyorum.en ciddi farkı bu zaten,her vatandaşından haberdar olması.
ilber ortaylı hocayı çok beğenirim.mümkün olduğu kadar her kitabını okumayı çalışırım.fikirleri sağlam bilgilerle desteklediği için çok saygı duyarım.her konuda çok farklı fikirleri var.ama mesele kürt meselesi olunca,tamamen resmi devlet ideolojisi ağzıyla konuşuyor.devletle arasını iyi tutmaya çalıştığından olabilir.neticede tarihçi,devlet arşivlerini ona kapatırsa,bilim üretme kapısı önemli ölçüde kapanır.yine de,diğer konulardaki sağlam fikirlerini takdir ediyorum.

Ispik Mispik
Puu Rezil!
Super!

Yorum Ekle!
 
 
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
kucult | buyut
 

Etiketler:  Federal Devlet Üniter Devlet Ergun özbudun Yeni Anayasa Çalışması Kemalizm Rejim Yasama Yürütme Yargı
 

Kritize.Net Yazarları

Ahmet İhsan
Yazarin Profilini GörüntüleYazar Su an Offline
Profili 57 kisi tarafindan görüntülendi. Hit : 57
Yazara E-Posta Atin Yazara E-Posta Gönder

Yazarin toplam 25 yazisi bulunuyor. Tüm yazilarini görmek için tiklayin. Tüm Yazıları (25)

Son Yorumlar

Sarıkamış Faciası
sarı kamış,ın resimleri hata var kagıtdı küçük...
Sarıkamış Faciası
sarı kamışta 90 bin askerimiz donarak öldü mü? video varsa izlesem...
10 Kasım Yazısı
Yazık sana terbıyesız yaratık.sen anlayamıyorsan aklının sınırları 10 kasımı anlayamıyorsa burda sorun 10 kasımda degıl senın o ufak beynınde
10 Kasım Yazısı
"site yönetimi olarak hakaret içermeyen, yazım kurallarına uygun, okunaklı, içerisinde salt hamasi edebiyatlar içermeyip "fikir" de barındıran her görüşten yazıyı ve yorumu yayınlamak g...
10 Kasım Yazısı
arkadaşım atatürk olmasaydı sn belkide burada bu yazıyı yazamıcktın bi düşün bakalım atam ölmüş sen 2 dk ayaka ona saygı göstermişin çok mu eer isemiosan yapma 2 dk ayakta durma zat...
10 Kasım Yazısı
BENCEDE TERBİYE SINIRLARINI AŞMAYIN BU YAZIYI KİM YAZDIYSA ÇOK TERBİYESİZMİŞ...VATAN HAİNİ SENİ NİE BÖYLE Bİ YAZI YAZIYOSUN...
10 Kasım Yazısı
lütfen terbiye sınırlarını aşmayalım!
10 Kasım Yazısı
İşgaldeki hali sakın unutma Atatürk'e dil uzatma sebepsiz Sen anandan yine çıkardın amma Baban kimdi bilemezdin ....... Neyzen Tevfik
Dağ Başını Duman Almış
dağ aşını duman almış gümüş dere durmaz akar.........
"Vahşi Kapitalizm" Çöktü mü? "...
yazıyı kaleme alırken "bu geyik tadındaki muhabbete bende bir dipnot düşeyim" diye düşünüyordum... amacım ukalalık yapmak falan değil! sadece krizin ilk devindiricisinin devlet müdahal...
website statistics