| Büyük Aymazlık! |
| Yazan Ahmet İhsan | |
| Salı, 17 Temmuz 2007 | |
|
Adana Kozan’da öğretmenler günü ile ilgili kompozisyon yarışması varmış, İHL’li bir bayan öğrenci duygusal tandanslı yazısıyla yarışmada birinci olmuş, ödülü almak için sahneye çıkacakken dengesiz ve vicdansız bir kaymakam mıdır, garnizon komutanı mıdır nedir engel olmuş, “öyle çıkamazsın oraya, in oradan aşağı” tadında bir şeyler gevelemiş, hanım kızımız da ağlaya ağlaya dışarı çık(arıl)mış. Tabi aklı başında herkes bu hadisedeki vicdansızlığın, alçaklığın, ilkelliğin, hukuksuzluğun farkındadır. Nitekim medyanın liberal simaları beklendiği üzere olaya ateş püskürmüş, bazı kimseler bu hanım kızımız gibi duygusal eğilimli yazılar yazmış. İşte o kızın da hayalleri varmış, sadece okumak istiyormuş falan filan… Riyakâr bulduğum, üslubunu beğenmediğim ama sonuna kadar hemfikir olduğum yazılar… Ama yazar bile denemeyecek kadar yeteneksiz, bir o kadar da karaktersiz bazıları var ki yazdıkları/konuştukları insanı çileden çıkarmaya yetiyor. Bu tür olaylar birer tezgâhmış, istismar etmek için yapılıyormuş, bacımız türban takılmayacağını bilmesine rağmen sırf olay çıkarmak için bu şekilde davranmış, medya da olayı fazla abartmışmış… Bir sorunu istismar ettirtmemenin en kolay yolu o sorunu çözmektir! Madem istismardan rahatsızsınız ne demeye yasağı/sorunu sürdürmeye çalışırsınız diye sormazlar mı adama? Başörtüsü yasağını kaldırmak gündeme gelince “laiklik gidiyor, şeriat geliyor” diye zırvalamaya başlayan bu samimiyetsiz tipler sorunun var olduğunu görmelerine/bilmelerine rağmen sorunun çözümüne yönelik adım atmıyor, atanlara engel oluyor, bir de ‘EN TEMEL HAK’ kını kullanmaya çalışanlara “istismar ediyorlar” yaftası yapıştırıyor! Bu kadarına da “oha” denir yani. ***
Bu ne ilk olay, ne de son olacak. Milletin oylarıyla parlamentoya girmeye hak kazanmış birisine; yine milletin oylarıyla parlamentoya giren ve temsili anlamda diğerinden HİÇBİR farkı olmayan vekil “haddini bildirin” demedi mi bu ülkede? Yok, vallahi adam olmayız biz. Olamayız. “Kuş gibi uçmayı, balık gibi yüzmeyi, yılan gibi sürünmeyi de öğreniriz ama kardeşçe yaşamayı” öğrenemeyiz. Eşeklik baki kalır çünkü.Sormak isterim o garnizon komutanına: “ulan sen o azarladığın vatandaşa hizmet veren bir kurumun görevlisi değil misin? Ne hakla hizmet alana/müşterine hesap soruyorsun?” Sormak isterim o kaymakama: “senin görevin bulunduğun ilçede düzeni sağlamak, oranın insanlarına hizmet etmek değil midir? Hizmet etmen gereken kişileri azarlama hakkını nasıl kendinde buluyorsun?” Siz, ikiniz bu vatandaşın verdiği vergiyle maaşınızı alıyorsunuz be! Gerçi, adamlara da fazla yüklenmemek lazım. Eğer o kardeşimiz başörtülü şekilde o ödülü alsaydı medyada neler görecektik kim bilir. Hayal edebiliyorum: “Atatürk’ün kemikleri sızladı!” veyahut “Atam kalk da gör” veya da büyük puntolarla “BÜYÜK AYMAZLIK” şeklinde bir manşet [“lisede namaz vakti” yalanını hatırlayın], haber özeti olarak da “Dün Adana Kozan’da cumhuriyete ve laikliğe karşı büyük bir tehdit yaşandı! Kaymakam ve Garnizon Komutanı bu ‘gerici’liğe seyirci kaldı” benzeri zırvalar olurdu tahminimce. Gazeteyi siz de tahmin edebilirsiniz… Komutan ve kaymakam da bu gerçeğin farkında olsa gerek ki böyle bir seviyesizliğe imza atmışlardır. ‘Seviyesizlik’ onlarda değil, kimde olduğunu bilmeyen yok. Onlar sadece seviyesizliği fiiliyata döken insanlar belki de… Bu Sayfayı Sosyal İmleme Mekanınıza Kaydedin!
Bu Yaziyi Tuttum!
Kaydet/Paylas
Bunu Email'lemem Lazim!
Hit: 168 Trekbek(0)
Yorum Ekle!
Etiketler: türban yasağı imam hatip lisesi asker genelkurmay başkanlığı akp türban davası kapatma davası |








































.........