Derin Düşünce

teror_gg

Tavsiye Kitap

kapak-makam-makam-cicegi-ve-bulbul

Kritize Yazarları

Burak Başkan

 Yazarın toplam 12 yazısı bulunuyor. Tüm yazılarını görmek için tıklayın. Tüm Yazıları (12)

Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

burakbaskanBu "gözlerinden ateş çıkaran adam"ın hikâyesidir.
Geçer köşesine "gözlerinden ateş çıkaran adam" ve başlar konuşmaya:
Kendi gibi düşünmeyenlere kin kusarak başlar söze.
Onun gibi düşünmeyenler sallandırılmalıdır Taksim'de.
Onun gibi düşünmeyen iktidarlar yıkılmalı, onun istediği kişiler iktidar olana kadar seçimler yenilenmelidir.

Onun desteklediği partiyi desteklemeyenler bilinçsiz, cahil, bir şey bilmezdir.
Onun sevmediği iktidarlar indirilmeyi hak etmiştir mutlaka. Kendini değişmez doğrunun değişmez belirleyicisi olarak görmektedir "gözlerinden ateş çıkaran adam".
Hakkın, hukukun, demokrasinin, bireylerin seçme hakkının bir önemi yoktur onun için, yeter ki "gözlerinden ateş çıkaran adam"ın istediği olsun.

Demokrasiden acayip korkar "gözlerinden ateş çıkaran adam".
Çok partili döneme geçişi bir karşıdevrim olarak görür.
Ona göre darbenin iyisi kötüsü de vardır.
12 Eylül'e ucu kendisine dokunduğu için karşı çıkar.
27 Mayıs'ı zaferlerin en büyüğü, 28 Şubat'ı ise raydan çıkmış Türkiye’nin rayına girmesi olarak görür.

Bir başbakanın asılmasını alkışlayacak kadar gözü dönmüştür "gözlerinden ateş çıkaran adam"ın.
27 Nisan elektronik muhtırası da sevindirmeye yeter onu.
Hobileri arasında “Ordu Göreve” yazılı pankartlarla halay çekmek, sokak sokak dolaşıp darbe çığırtkanlığı yapmak vardır.
Tüm mesaisini askeri darbelere karşı olanları ordu düşmanı olarak göstermeye çalışmakla harcar.

Ağzından köpükler çıkararak etrafa hakaretler yağdıran köşe yazarları çok hoşuna gider.
Onun için ilkeli yazar olmanın yolu önüne gelene ana avrat düz gitmektir.

"Ben neler biliyorum bir bilseniz" havalarındadır.
Sözde, her türlü tehdidi onun önceden sezebilme yeteneği vardır.

5 yaşındaki çocukların bile inanmayacağı komplo teorilerine çok rağbet eder.
Etrafındaki insanlara sürekli olarak "yabancı düşmanlığı" aşılar.

Uydurduğu komplo teorilerine kendi bile inanmaz, ama maksadı farklıdır.
Dünya’ya açılan bir Türkiye’nin kendi ayrıcalıklı konumunu tehlikeye düşüreceğinin farkındadır "gözlerinden ateş çıkaran adam".
Ona göre Türkiye içine kapanmalıdır ki, kendi gibi düşünenler istediği gibi at koştursun.

Hukukun ihlali, 367 rezaleti, partilere kapatma davası açılması rahatsız etmez onu.
Siyasi duruşu “ama”lar üzerine kuruludur.
Demokrattır ama…
Özgürlükçüdür ama…

Hayat felsefesi çok açıktır: "Çamur at, izi kalsın"
Elini kaldırıp önüne gelene "Sorosçu, AB'ci, satılmış ve işbirlikçi" dörtlüsünden en münasibini söyler ve geri çekilir.
Attığı çamuru kanıtlama gibi bir çabaya asla girişmez.
Çünkü böyle bir duyarlılık, onun gibi şeref yoksunu bir siyaset anlayışında yer yoktur.
Bu dört kelimeyi yasaklasanız kuracak cümle de bulamaz zaten.
İftira at geri çekil taktiğini uygular, fakat stratejisinin başarısız olduğu desteklediği adamların bir baltaya sap olamamasından rahatlıkla görülmektedir.

Sözde vatansever çetelerin hukuksuzlukları, yolsuzlukları, düzenbazlıkları asla rahatsız etmez onu.
Halkı cahillikle, bilinçsizlikle suçlar ama kendi her vatanseverim diyenin peşine sorgusuz sualsiz takılır.

Herkesi ahlaksızca ötekileştirir, daha sonra da ötekileştirdiklerine nefretini kusar.
Ötekileştirdiklerine nefretini kusarken adeta zevkten dört köşe olur, gözlerinden ateş çıkar.

Onun istediği gibi giyinmeyenlerin tamamı irticacı, onun düşündüğü gibi düşünmeyenlerin tamamı ulusal bir tehdittir.
Ona göre her Kürt bölücü, her muhafazakar rejim karşıtıdır.

Kafasında prototipler vardır "gözlerinden ateş çıkaran adam"ın.
Bu prototiplere uymayanların bu ülkeden defolup gitmesini isteyecek kadar ileri gidebilmektedir.

Toplumu bir çimento, kendisini ise bu çimentoya şekil verecek bir sanatçı olarak görmektedir.
“Ben kimim ki tüm toplumu kendi değerlerimde birleştireceğim?” sorusunu asla sormaz kendine.

Doğduğundan beri fikirsel olarak bir adım bile ileri gidememeyi tutarlılık olarak görür.
Fakat solcu bir faşizm yaratma konusundaki başarısı kimin daha tutarsız olduğunun en açık kanıtıdır.
Ne kadar düşünce kabızı olduğu, koca bir ideolojiye karşı “liboş” lafı dışında bir argüman üretememesinden rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Kısacası herkesi yargılamaktan kimse kalmamıştır yanında.
Ama onun en büyük besini nefrettir.
Nefretle doldukça gözlerinden daha iyi ateş çıkar.

Ne diyelim,
"Gözlerinden ateş çıkaran adam" bizden uzak olsun!

 


Bu Yazıyı Paylaş!

Facebook! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Technorati! StumbleUpon! Twitter! TwitThis
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.



Benzer Yazilar: