Anayasa Mahkemesi dün kendisinin ve takımının ikinci golünü kaydetti. 367 kararından sonra Anayasa Mahkemesi bir kez daha sahneye çıktı. Şimdi pozisyonun gelişimini izliyoruz:Akp türbanı çözmek için bir anayasa değişikliği yaptı. Üstelik mahkeme sadece şekil itibariyle incelemeye yetkiliydi. Ama Anayasa mahkemesi "top benim, kuralları ben koyarım" dedi ve hukukumuza yeni bir içtihat kazandırarak yetkisini aştı. Egemenlik benim dedi.
Evet dostlar, ne yazık ki yetkisini doğrudan anayasadan alan ve asli vazifesi anayasaya uygunluk denetimi yapmak olan bu mahkememiz sınırlarını ihlal etti. Ve ne yazık ki mahkemenin siyasi bir karara imza attığı noktada ona "dur" diyebilecek, ona sınırlarını hatırlatabilecek bir erk yok.
Görüyoruz ki bir ülke yönetmek için oya falan ihtiyaç yokmuş. Memleketin gidişatına yön vermek için ihtiyaç olan 2 değişmez hüküm ve bunları aldığın her karara referans vermek, bir de kendi denetiminin olmaması.
Hukukçuların hemen hemen birleştiği nokta da bu. Anayasa mahkemesinin yetkisini aştığı. Bir hukukçu bu karara sevinebilir. Buna saygım sonsuz. Herkesin siyasi bir görüşü vardır nihayetinde. Ama bu karar hakkaniyetlidir diyen bir hukukçunun diplomasını elinden almak gerektiğini düşünüyorum.
Bugün hemen hepimizin bildiği bir şey iyice resmiyete dökülmüş, iyice ayyuka çıkmıştır. Yargının bağımsız olduğunu söylemek imkansız evet. Anayasaya uygun ama hakkaniyetli olmayan kararlar da verin, ona da eyvallah. Yahu iş icabı bu kadar net bildiğiniz hukukun üstünlüğü ilkesine bu kadar açıktan saldırıda bulunmayın. Bu kadar mı önemli bir genç kızın başına bir bez parçası ile girmesi o okula?
Ama doğru, durun bir saniye. Şimdi bugün türbanlı kızların üniversiteye girmesi ile kalmaz ki bunlar di mi? Yarın bu kızlar mezun olacaklar, bu sefer utanmadan devlet dairesinde de başörtülü çalışmak isteyecekler. O raddeye gelmeden işi kökten halletmek lazım değil mi? Siz de haklısınız. Bu bir savaş değil mi? Her şey mübahtır bu dinci, cahil, kafası basmayan halk yığınına.
Anayasa mahkemesi belki hep siyasal tercihler yapmaya meyilli bir kurul olmuştu kurulduğundan bugüne. 80 darbesi ülkeye yararlı hangi kurumu getirmiştir ki? Ama hiç bu kadar net siyasal tercih yapmak durumunda kalmamıştı. Önüne gelen topu doğrudan kaleye yolladı.
Şimdi maçın sonuna dorğu geliyoruz. Bir de Akp'yi kapatalım, bu iş biter.
Halktan kopuk, halka rağmen halkçı elit bürokratik kesim de tarihinde bir kez bile seçim kazanamadan ülkeye yönetmeye devam etsin, daha doğrusu yönetilmesine engel olsun. Bileğin hakkıyla değil, hükmen kazanılan bu maçlar bir gün biterse, belki burası daha yaşanılır bir ülke olur.
Etiketler:





Yazarlar
Twitter
Del.icio.us
Reddit
StumbleUpon
Yahoo
Technorati
Googlize this
Facebook









Hüseyin Kalaycı: “Kürt Sorunu Bir Milliyetçilik Sorunudur”
Anlamak isteyenler için ders niteliğinde bir röportaj olmuş, ancak anlamamakta direnen bu milyonl...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
YZMAYAYIM DİYORUM AMA DURAMADIM KURANDAN AYETLERLE ÖRNEK VERMİŞSSİN AYETLERE BİŞE DİYCEK HALİMİZ...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
ONLARA YAZMA SEN GÜZEL CEVAPLAMISSIN AMA CEVAP TA VERME ÇÜNKÜ CEM YILMAZINDA DEDİĞİ GİBİ ''ANLAMA...
Fethullah Gülen ve İsrail’in Otoritesi
HASEDİNDEN ÇATIR ÇATIR ÇATLIYON KARDEŞİM BEN BUNA ÜZÜLÜYORUM BEKLİYOLARKİ FETULLAH GÜLEN Bİ HATA ...