Derin Düşünce

teror_gg

Tavsiye Kitap

kapak-makam-makam-cicegi-ve-bulbul

Kritize Yazarları

Ahmet İhsan Kaya
28.04.2010
Bir Gezinin Ardından...


Erdoğan Yılmaz
03.09.2010

Özkan Genç
24.03.2010
Vicdanlarımıza Müracaat Etmek

Burak Başkan
16.08.2010
MHP Seçmenine Muhalif

İbrahim N. Ayyıldız
04.02.2010
Piyasa Ekonomisi ve Tercih Faktörü

Mahmut Kaya
08.08.2009
Tek Başına Demokrasi Yeter Mi?


Ebuzer Irkıçatal
26.01.2010
Laissez Faire, Laissez Fumer

Konuk Yazar
25.08.2010
“Arka Bahçe”


Facebook Sayfamız

Sponsor Reklam

ahmet-ihsan-kayaGeçtiğimiz hafta sonu 3H Hareketi ve Fatih Üniversitesi Politika Kulübü’nün “Demokratik Açılım” sürecine destek amaçlı düzenlemiş olduğu doğu gezisine katıldım. Program kapsamında Diyarbakır’da hem yerel sivil toplum kuruluşları, devletin temsilcilerini ve kanaat önderlerini ziyaret ederek, onların Kürt sorununa olan yaklaşımlarını; hem de geziye çeşitli üniversitelerden katılan üniversite gençliğinin Demokratik açılıma olan eleştirilerini dinledim. Belki bu ikisinden de önemlisi Midyat, Mardin ve Diyarbakır’daki şehir turlarında yaptığım gözlemler, sorunun muhatabı olan Kürtlerle ve geziye katılan diğer arkadaşlarla yaptığımız kısa süreli sohbetler hayli verimli oldu. Bu vesileyle Kürt sorununun kökenine, etkisine ve çözüm yollarına ilişkin bazı düşüncelerimi de revize etme imkânı buldum.

Devamını oku...

ahmet-ihsan-kayaDanıştayın üniversite giriş sınavlarında meslek liselerine uygulanan katsayı yasağının devamına karar verdiği gün, ben de daha önce okumuş olduğum kitaplardan aldığım notları karıştırıyordum. İlginçtir, tam haberlerde Danıştay’ın kararını dinlerken notlarımın arasından “Hukuk Devletinin Gerekleri” başlıklı bir sayfa sanki bir göz atmamı dilermiş gibi yere düştü. Siyasal ideolojilere ve siyaset teorisine ilk ilgi duymaya başladığım o tarihlerde bir hukuk devletinin nasıl olması gerektiğini şu şekilde özetlemişim:

Devamını oku...

ahmet-ihsan-kayaÜzerinde emek harcanmış bir işin sonucuna burun kıvırmayı pek ahlaki bulmasam da İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın Kürt Açılımının ilk ayını özetlediği konuşmasını dinledikten sonra ister istemez açılımın geleceği hakkında kuşku duymaya başladım.

Atalay, 1 ay boyunca çeşitli sivil toplum örgütleri, siyasal parti temsilcileri ve sorun hakkında kafa yoran aydınlarla yaptığı görüşmeler sonucunda toplumda Kürt sorununun çözümü konusunda son derece olumlu bir atmosferin bulunduğunu ifade etti. Ne var ki, merakla beklenen çözüm planına dair klasik “vazgeçilemezler” listemizin dışında herhangi bir ipucu vermedi.

Devamını oku...

ahmet-ihsan-kayaKürt meselesinin çözümüne dair oluşan olumlu hava, akabinde üst üste gelen “açılım” açıklamaları ve buna yönelik tartışmalar arasında, sorunun kökenine ve geleceğine dair yapılan faydalı bir polemik, Bugün gazetesinin deneyimli iki köşe yazarı arasında bir haftadır devam ediyor.  Kürt meselesine ve açılıma dair yazılacak çok şey olmakla birlikte, belki “açılım tartışmaları” şeklinde yazı dizisi haline getireceğim konuya Ahmet Taşgetiren ve Gülay Göktürk arasında geçen bu polemikten başlamayı düşünüyorum.

Polemik, ilk olarak Ahmet Taşgetiren’in CHP ve TSK’ya getirdiği ironik bir öneriyle başladı. Taşgetiren, sorunun kökeninin Kemalist iktidarın, cumhuriyet öncesi bu topraklarda yaşayanların üst kimliği ve aidiyeti olan İslam’ın yerine ulus-devletçi bir modeli dayatması ve bu durumun diğer azınlıkların aksine sayıca hayli yüksek olan Kürt halkında infiale yol açması olduğunu iddia ediyor.

Devamını oku...

ahmet-ihsan-kayaEkonomik kriz dönemlerinde default olarak öne sürülen istihdam önerilerinden hükümetin personel istihdamı ve büyük şirketlere düşük faizli krediler yahut sübvansiyonlarla destek verilmesi tedbirlerini “İstihdam Önerileri ve Gerçekler” başlıklı yazıda yüzeysel olarak incelemiştik. Bu yazıda, istihdam tedbirlerinden en tehlikelisini, iktisadi korumacılığı inceleyeceğiz.

Süregiden küresel krizde iktisatçılar, 1929’daki “Büyük Buhran”dan aldıkları dersle, korumacı politikaların durgunluğu uzatacağı ve krizi derinleştirerek negatif ekonomik büyümeye neden olacağı konusunda hemfikirler. Nitekim geçtiğimiz ay yapılan G-20 zirvesinde de hükümet başkanları korumacılığa kesinlikle yeltenmeyeceklerini belirterek olumlu ve yapıcı bir tavır sergiledi.

Devamını oku...