Özipek: "AKP'yi engelleyen ideolojisi değil, vizyonsuzluğu"
Yazan Administrator   
Salı, 14 Ekim 2008
Makale İçeriği
Özipek: "AKP'yi engelleyen ideolojisi değil, vizyonsuzluğu"
Sayfa 2
Bekir Berat Özipek röportajı

Türkiye AB yolunda AKP iktidarıyla birlikte istekli adımlar atarken toplumda ve siyasette bir özgüven ve heyecan vardı. Türkiye demokrasisini ve özgürlüklerini giderek geliştiriyor, hukuğunu evrensel ölçütlere yaklaştırıyor;  dış ilişkilerde göstermiş olduğu barışçı ve etkin politikalarıyla başta AB olmak üzere tüm dünyadan olumlu sinyaller alıyordu. Ne yazık ki bu ‘saadet’ uzun sürmedi; demokratikleşme yerini çeteleşmeye, bombalara, teröre bıraktı. İdeolojisini “muhafazakar-demokrat” olarak tanımlayan AKP’yi ve Türk siyasetini, Türkiye’de muhafazakar ideoloji üzerine yazılmış en önemli eserin sahibi Star Gazetesi yazarı ve GOP Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bekir Berat Özipek’le konuştuk.


-  Muhafazakarlık kavramını biraz açabilir misiniz?

Muhafazakarlık, bir düşünce geleneği ve bir düşünce stilidir. Ama daha spesifik anlamda muhafazakarlık, radikal değişime karşı tedrici değişimi savunan, aile, gelenek ve din gibi değer ve kurumları önemli gören ve siyasette de doktriner olmayan bir yöntemi tercih eden bir ideolojidir.

- Baskın Oran gibi bazı aydınlar ve yazarlar Türkiye’de muhafazakar siyaseti CHP’nin üstlendiğini iddia ediyor. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

Muhafazakarlığa “statükoculuk” veya “tutuculuk” gibi anlamlar yükleyenler vardır. Ama muhafazakarlık başka, statükoculuk başkadır. Sorunuzdaki gibi, “reforma temkinli yaklaşmak” statükoculuk demek değildir. Bu bağlamda CHP’ye muhafazakar değil, statükocu veya tutucu diyebiliriz. Baskın Hoca’nın bu partiyi değişimin önündeki bir engel olarak tespit etmesi ise çok doğru.

- Türkiye’de iki dönemdir iktidarda kendisini “muhafazakar demokrat” olarak tanımlayan bir parti var. AKP’nin icraatlarına baktığımızda böyle “muhafazakar demokrat” bir parti Türkiye’yi gerek AB, gerekse demokratik gelişim açısından ne kadar ileri taşıyabilir?

Bu ülkede en önemli demokratikleşme, özgürlük ve değişim adımları “çevre”ye dayanan partilerce gerçekleştirilmiştir. Bu partilerin kendilerini ideolojik olarak nasıl tanımladıkları çok önemli değildir. Ak Parti de demokratikleşme adımları atmıştır ve daha fazlasını da yapabilir. Ama onu engelleyen ideolojisi değil, çoğu kez vizyonsuzluğu ve cesaretsizliği.

- Türkiye tarihine baktığımızda sisteme oynayan partilerin hem kendilerine, hem de topluma büyük zararlar verdiğini görüyoruz. AKP’nin de, son üç senedir yaptığı (belki de yapmadığı) icraatlara bakarak, sisteme oynadığını söyleyebilir miyiz? AKP’nin önünde birçok kaybeden örnek varken kendisinin de aynı hataya düşmesini nasıl açıklayabiliriz? Askeri vesayet bu konuda belirleyici midir?

Toplum Ak Parti’ye değişim için oy verdi. Ama o 2005’ten beri bu misyonuna uygun hareket etmiyor. Oysa, sorunuzda da belirttiğiniz gibi, öncekilerin hatası ortada. Değişimin taşıyıcısı olmayı terk eden veya yorulan partiler ne statükoya yaranabiliyorlar, ne de varlıklarını veya güçlerini koruyabiliyorlar. Şu an onun en büyük avantajı, alternatiflerinin çok kötü olması. Ama bu hep böyle kalacak değil. Değişime öncülük etmediği zaman statüko toparlanıp onu köşeye sıkıştırmak için inisiyatifi ele alıyor. Askeri vesayetin elbette bunda payı var, ama asıl sorun Ak Parti’nin kendisinde.

- Kendilerini ulusalcı, Kemalist olarak tanımlayan ve “Kemalist ordu konuşacak”, “Ordu göreve” sloganları atan kesimin AB’ye alternatif olarak sunduğu Rusya-Çin-İran gibi ülkelerle ittifak kurma önerilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu öneri, AB için alternatif olabilir mi?

Onların derdi Rusya veya İran ile ittifak değil, süreci bir şekilde durdurmak. Daha dün “Batı Çalışma Grubu”nu kurup Refah-Yol’u yıkanların bugün batı karşıtı kesilmelerinin anlamı bu. Yoksa ne dün samimilerdi, ne de bugün samimiler. Onlar, statükonun değişmesini istemiyorlar, o kadar. Tabii bunu açıkça söyleyemediklerinden, “statükonun değişmesi bizim çıkarlarımıza aykırı” diyemediklerinden, yaptıklarını “milli dava” gibi “yüce” gerekçelerle meşrulaştırmaya çalışıyorlar.



Son Güncelleme ( Salı, 14 Ekim 2008 )
 
website statistics