smaller text tool iconmedium text tool iconlarger text tool icon

mayis-68-n-kapakFransızlar için “Mayıs 68, 20. Yüzyıl’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en önemli olayıdır.”

Zaman bitmesi ve/veya bitirilmesi istenen bu tarihi başkaldırının önemi nereden kaynaklanıyor?

Fransa Cumhuriyeti çağdaş tarihinde, siyasi hayatı, toplumsal yapıları, kadınlık durumunu, entelektüel ortamı, ekonomiyi ve bilhassa emekçi-patron ilişkilerini etkileyen bunca kapsamlı bir olay, bir başkaldırı, bir eylemler bütünü yaşanmadı.

Hele bu kadar kısa zaman dilimindeki eylemler dizisi içinde, sonunda ve hemen sonrasında.

Başlangıcı bakımından Mayıs 68 bir tür başkaldırıdır. İhtilal değildir: Çünkü öğrenci hareketinin ve onu izleyen işçi hareketinin hedefi veya hedeflerinden biri siyasi iktidarı almak olmadı. Kimi küçük siyasi gruplar “iktidarı almak” tan söz ettiler elbette. Ama bu sadece sözde kaldı.

Ancak Mayıs 68 kültürel bir devrim boyutunu kazandı. Çünkü tutucu, içine kapanık, korkak, sinmiş ve sindirilmiş Fransız toplumunu a’dan z’ye titretti. Ve birçok sorunun sorulmasına olanak sağladı.

Günlerin “Kültür İşleri” Bakanı ve Cumhurbaşkanı general Charles de Gaulle’ün en önemli danışmanı, hatta “fikir babası” André Malraux, Mayıs 68 için boşuna “Medeniyetimizin tanık olduğu en derin, en önemli krizlerden biridir” demedi.

Dönemin burjuva ve küçük burjuva ailelerinin, -ki bunların kimi öteden beri komünistti-, çocukları, kız ve erkek çocukları isyan ettiler: Önce “ana-babalarının toplumuna.”

Sonra çocuklar birey olarak da kendilerini ispat etmek “Biz de varız!” demek olanağı buldular. Başka olanak, başka yol bırakılmadığı için “kaldırım taşlarını” konuşturmak zorunda kaldılar. Anımsamak gerek: O yıllarda Fransa’da oy kullanabilmek için 21 yaşını doldurmuş olmak gerekiyordu. Oysa 18, 19 veya 20 yaşındaki gençler askere alınıyor ve Fransız sömürgeciliğinin ve/veya emperyalizminin “geleceği için” cephelere gönderiliyordu. Oysa çocuklar sadece askere alınmak için anımsanmak istemiyorlardı, aynı zamanda konuşmak ve düşüncelerini açıklamak istiyorlardı artık.

Gençlerin ana-babalarına isyanlarıyla birlikte, o güne kadar entelektüel ortama, işçi hareketine, toplumsal mücadelelere damgasını vurmuş olan ve bu tekelini kimseyle paylaşmak istemeyen Fransız Komünist Partisi’ne (FKP) karşı da başkaldırı söz konusudur. FKP elbette bundan hiç memnun olmadı ve bunu göstermekten de çekinmedi: O zaman gençlerle arasındaki farklar giderek “uçuruma” dönüştü.

Öğrenci gençlere hızla genç kadın ve erkek emekçiler katıldılar. Öğretmenler, öğretim üyeleri de…  Sanatçılar da… Sinema dünyasının önemli isimleri de... Öğrencilerle ve genç emekçilerle kendilerini dayanışma içinde hisseden ve dönemin egemenlerine kafa tutan bu çocuklara sempati duyan yurttaşlar. Böylece eylemler dizisi bütün toplumu kapsayan boyutlara ulaştı.

Mayıs 68 boyunca, heyecanlı toplantılarla, tartışmalarla, gösteri ve yürüyüşle, grevle ve işgalle tanışmayan tek köy, tek kasaba ve tek kent kalmadı.

Vietnam’da yıllardır süren ABD işgalini ve akıl almaz saldırılarını kınamak için bin bir eylem yapan, Filistin halkının kurtuluş mücadelesini desteklemek için gösteri ve yürüyüşler, toplantılar düzenleyen son derece bilinçli siyasi kümelerin örgütlü katkısıyla eylemler dal budak saldılar.

İktidarın öğrencileri dinlememekte ısrarı ve gösteri ve yürüyüşlerin üzerine Fransa’da o zamana kadar alışık olunmayan, akıldan geçirilmesi bile mümkün olmayan feci bir saldırganlıkla yürümesi üzerine olaylar öğrenci kesimini aştı, eylemler giderek büyüdü…

Bunları, neden ve sonuçlarıyla bu kitapta irdelemeye çalışıyorum.

KİBELE YAYINLARI, İSTANBUL, 2010, 399 sayfa.


Bu Yazıyı Paylaş!

Facebook! Reddit! Del.icio.us! Google! Live! Technorati! StumbleUpon! Twitter! TwitThis
Yorumlar (0)
Yorum yaz
Your Contact Details:
Yorumlar:
Security
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.



Benzer Yazilar: