|
Yazan İbrahim N. Ayyıldız
|
|
Cumartesi, 15 Kasım 2008 |
Bu günlerde İslami kesimde korkunç bir bunalım yaşanıyor. Öyle ki yaşanan bunalım hemen hemen tüm kesimlere sirayet etmiş durumda.
İlk ve en önemli bunalım şüphesiz siyaset arenasında yaşanan ve bir o kadar da şaşırtan bir bunalım. Kapatma davasının kapatmayla sonuçlanmamasıyla, sonraki dönem için Ak Partinin izleyeceği siyaset konusunda birbirinden farklı pek çok yorum yapıldı. Ak Parti, hâlihazırdaki tutumu dışındaki tüm yollarda hem kazançlı çıkacak hem de, hala meşruiyet sağlayamadığı bazı demokratik çevrelerde bile beki de meşruiyet kazanacaktı. Peki, Ak Parti (ya da başbakan) neden en son başvurması gereken yola saptı? Orduyla koyun koyuna girmesinin, kendisine iyi niyetli eleştiri yöneltenlere bile azarlar bir üslupla karşılık vermesinin, en olmadık zamanda ve en olmadık bölgede ya sev ya terk et demesinin, akıl almaz bir şekilde, “özde vatandaşların” gerektiği taktide kendi haklarını kendilerinin arayabileceğini ima eden “pompalı tüfek açıklaması”nın sebebi ne?
Etiketler: AKP Recep Tayyip Erdoğan makyavelizm İslami kesim Hüseyin Üzmez Kemalizm Süleyman Demirel Barack Obama |
|
Yazan Müslüm Üzülmez
|
|
Perşembe, 30 Ekim 2008 |
Yaşadığımız coğrafyanın güneydoğusu mayınlı bir tarla, insanlar yıllardır acı çekiyor.
Kürtler hak ve özgürlük talebinde… Devlet Kürtlerin hak ve özgürlük taleplerini bastırma derdinde…
Sürdürülen "düşük yoğunluklu savaş" nedeniyle, yakın zamanda, köyler basıldı, köyler yakıldı, köyler boşaltıldı, aileler köylerinden göç etti veya göçe zorlandı. Netice itibarıyla yoğun bir göç yaşandı.
Etiketler: Kürt Sorunu zorunlu göç TMMOB iç savaş Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği |
|
Yazan M. Ali Kaya
|
|
Cumartesi, 25 Ekim 2008 |
Bediüzzaman Said Nursi, Rumi 10 Temmuz 1324, Miladi 23 Temmuz 1908 tarihinde II. Meşrutiyet ve Hürriyet'in ilanında İstanbul'dadır. 26 Temmuz 1908 tarihinde Meşrutiyetin ilanının üçüncü gününde Sultanahmet meydanında yapılan mitinginde "Hürriyete Hitap" adında bir nutuk irad eder. Daha sonra Selanik Hürriyet meydanında bu nutku tekrar eder.
İstanbul'da pek çok ulemanın “Şeriata aykırıdır” diye karşı çıkmalarına karşın Meşrutiyetin ilanını hararetle alkışlar. Ayasofya, Beyazıt, Fatih ve Süleymaniye camilerinde de umum ulema ve talebeye hitaben müteaddit vaazlar ile şeriatın ve Meşrutiyetin münasebetini anlatır.
Etiketler: Bediüzzaman Said Nursi Doğu sorunu demokratikleşme II. Meşrutiyet şeriat asr-ı saadet |
|
Yazan İshak Furkan
|
|
Cumartesi, 25 Ekim 2008 |
Yaklaşan yerel seçimler, kaldırımların yenilenmesine, yolların asfaltlanmasına, sadaka ekonomisiyle oy toplayanların yardım paketleri hazırlamasına sebep oluyor. Belediye başkanları bunlarla uğraşırken, parti liderleri yavaş yavaş yurt gezilerine çıkmaya başladılar. Seçim olmadıkça milleti hatırlamayanlar, şimdi yavaş yavaş millete yönelmeye başladılar.
Başbakan Erdoğan'ın son güneydoğu gezisi yerel seçimler için çalışmaların başlangıcı anlamına geliyordu. Tam da Aktütün'de yaşananlar sonrasında böyle bir gezinin olması başbakanın birlik, beraberlik mesajları götürmesine sebep olmuştu. Başbakan özellikle gezisinin Diyarbakır durağında bölgeye yönelik ekonomik kalkınma projelerini anlattı ve Taraf gazetesinin haberine göre 2005 yılında Diyarbakır halkını heyecanlandıran sözlerinin arkasında olduğunu söyledi.
Etiketler: Kürt sorunu Recep Tayyip Erdoğan Sezgin Tanrıkulu Fikret Başkaya Diyarbakır Osman Baydemir anadilde eğitim Kürdoloji |
|
Yazan M. Ali Kaya
|
|
Cuma, 24 Ekim 2008 |
Şiddet akl-ı selimi ortadan kaldırır, toplumsal meseleler üzerinde farklı düşüncelerin ortaya konmasına sebep olan demokratik zemini yok eder. Demokratik tavır, şiddeti kesin bir dille reddetmeyi gerektirir. Şiddeti yaygınlaştırmaya odaklanan bir dil, barışçı ve demokratik bir çözüm üretemez. Husumeti ve öç alma hissini körükler ve "toplumsal barışı" imkânsız kılar. Bunun için silahların susması gerekir.
Türkiye, Doğu meselesini sadece askeri önlemlerle çözmeye uğraştı, bu da şiddeti artırmaktan başka bir şeye yaramadı. Devletin baskıya ve inkâra dayalı politikalara yaslanması farklılıkların tanınmasına ilişkin taleplerin siyasi kanallardan dile getirilmesine de fırsat tanımamaktadır. Sorunların çözümüne yönelik farklı sivil anlayışların önünün kesilmesi, politikanın içinde olanları pasif duruma sokmaktadır. Diğer taraftan meşru, demokratik siyasete olan inancın kaybolmasına da sebep olmaktadır. Bunun için şiddet dilinin terk edilmesi şarttır. Şiddeti toplumsallaştıran dili dışlamalı ve özgürlükçü bir dil geliştirilmelidir.
Etiketler: Kürt Sorunu Bediüzzaman Said Nursi toplumsal barış adalet Şeyh Sait isyanı Takrir-i Sükun Kanunu |
|
Yazan İbrahim Necdet Ayyıldız
|
|
Çarşamba, 22 Ekim 2008 |
Aslında filmi en başa sararsak, görünen o ki, yanlış olan Tayyip Erdoğan’ın, Başbuğ’un açıklamaları sonrası aldığı tavır ve “durduğu yer” değil, yanlış olan, benim ona ilişkin düşüncelerim ve bu düşüncelerin doğurduğu beklentilerdi. Yani, nasıl ki terör olayları artınca Bahçeli zehir zemberek açıklamalar yaparak oy oranını artırmaya çalışıyor ve ben bunu MHP’nin tarihsel misyonunu ve “durduğu yer”i göz önüne alarak “doğal” ve “anlaşılır” buluyor ve kızmıyorsam, Erdoğan’ın bu tavrına da kızmamalı ve zaten onun, baştan beri aslında “bu” olduğu anlamam gerekiyordu. Evet, anladım, ama galiba biraz geç oldu ve yaşadığım hayal kırıklığı beni çileden çıkardı. Kısacası bu son olayla “takke düştü ve kel göründü”.
Böylece yıllardır içimi kemiren “acaba” sorusu yerini” hım doğru”ya bıraktı. Daha net bir ifadeyle aslında Tayyip Erdoğan, benim şimdiye kadar sandığım – ya da daha doğru bir ifadeyle sanmak istediğim – kişi değildi. Reel durumda ki çaresizliğim onu, onun olduğu kişi değil de benim onu olmasını istediğim kişi yapmıştı zihnimde. Ama şu an zihnimdeki fotoğrafı son on yılda olmadığı kadar netleşti. En başa dönersek:
Etiketler: Tayyip Erdoğan İlker Başbuğ AKP MHP Medya Demirel Ergenekon Şemdinli Milli Görüş Avrupa Birliği Tüsiad Kürt Sorunu Demirel |
|