|
Yazan M. Ali Kaya
|
|
Çarşamba, 20 Ağustos 2008 |
Türklerin batıya ilerlemesi tarihi bir gerçek ve tarihin seyrini değiştiren bir süreç olmuştur. Bu bakımdan dünya tarihinde Türklerin asla göz ardı edilemez bir yeri vardır. Bilhassa Türklerin Müslüman olmaları ile dünya haritaları değişmeye ve dünya milletleri de “Adil” idarelere kavuşmuş, zulüm ve istibdadın pençesinden kurtularak “huzur ve refah” içinde yaşamaya başlamıştır.
Tags: Avrupa Birliği AB Müslüman Türkiye Cumhuriyeti Demokrat Parti Adnan Menderes adalet |
|
Yazan Özkan Genç
|
|
Salı, 19 Ağustos 2008 |
(Bu bir sosyalizm eleştirisidir.)
Hukuk kavramı her yüzyılda öneme matuf bir ibare olarak hayatını idame ettirmiştir. Ve insanlık tarihi vücud bulmaya devam ettiği sürece de hayatta kalmaya devam edecektir. Lakin bu mefhumu ahmakça bir özgürlüğün ve sahte bir hayırseverlik anlayışının hükümferma olduğu zihinlerde ve o zihinlerin emrindeki ellerde insanlığın kalbine doğru uzatılmış alçak bir suç aleti hüviyetine bürünmesi ihtimalini nazarlardan uzak tutamayız. Bu korkunç ihtimal dün olduğu gibi bugün de vardır. Yarın da olacaktır. İşte bu yüzden çağımızda hukukun tabiri caizse kendisine harakiri yaptığına şahit olmamak için Bastiat'nın Hukuk' una müracaat etmek gayet liyakatli bir tercih olacaktır.
Tags: Sosyalizm Sosyalist Hukuk Adalet Hukuk Devleti Frederic Bastiat Jean Jacques Rousseau |
|
Yazan Özkan Genç
|
|
Salı, 19 Ağustos 2008 |
Anayasanın 2. maddesinin sonunda çokça duymuş olduğumuz bir ibare geçer. Der ki; “ Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.” Halbuki bu, düpedüz bir yalandır. Gerçeği mi istiyorsunuz? Gerçek şu ki; Türkiye Devleti, oligarşik bürokrasiyle yönetilen, militarist, anti laik, “halka rağmen halk için’ci” bir gestapo devletidir. Tamam belki abartmış olabilirim. Hani gestapo devleti değildir de belki başka bir halttır. Ama her ne olursa olsun bunun bir hukuk devleti olmadığının farkındayız. Ve yüzümüze hiç duraksamaksızın söylenen “Türkiye Cumhuriyeti, demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir.” tekerlemesi, bize, kandırılmış olmanın, gerizekalı yerine konmanın tarifsiz acılarını hissettirir.
Tags: Anayasa Oligarşik Bürokrasi Militarizm Kemalizm Resmi ideoloji Gestapo devleti Atatürk Milliyetçiliği Aleviler Hrant Dink |
|
Yazan Administrator
|
|
Pazar, 03 Ağustos 2008 |
|
Hiçbir sorun sürekli değildir, er ya da geç doğru bir çözüm kaçınılmaz olacaktır. İşte bu çözüm için çalışmak, mağdur olandan yana tavır alabilmek insanı değerli yapar. Kritize.Net olarak bu amaçla Türkiye’nin kadim ve köklü problemlerine ilişkin her zaman özgürlükten, insan haklarından ve demokrasiden yana bir tutum sergileyen Özgür Gündem gazetesi yazarı Ayhan Bilgen’le uzun ve keyifli bir sohbet ettik. Ergenekon davasından Kürt sorununa, özgürlük ihlallerinden çatı partisine uzanan röportajımıza resme tıklayarak ulaşabilirsiniz.
|
|